Sohbet Odaları – gelde yardım etme

Yazar: admin  //  Kategori: Videolar


Sohbet Odaları – ulu orta soyundu

Yazar: admin  //  Kategori: Videolar

kamera Şakaları – ulu,orta,soyundu | izlesene.com

Sohbet Odaları – çıplak garson ( Kamera Şakaları )

Yazar: admin  //  Kategori: Videolar

kamera Şakaları – çıplak garson +18 | izlesene.com

Sohbet Odaları – Daum: ”Takım hiç pes etmedi..”

Yazar: admin  //  Kategori: Spor

Fenerbahçe Teknik Direktörü Christoph Daum, Denizlispor galibiyetini değerlendirdi, mücadeleden memnun olduğunu ifade etti..

Fenerbahçe Teknik Direktörü Christoph Daum’un açıklamalarından, Ajansspor.com’un derledikleri;
“Maça çok iyi başladık aynı zamanda ilk yarıda çok pozisyon ürettik. Baskı yarattık. Öne geçmeyi hak etmiştik. Son oyuncular oyuna girerken takıma katkı sağladı, memnunuz. Çok sevdiğim birşey; çok iyi mücadele ettik. Beraberlik golünü yedik ama bizim takım morali yerinde olan bir takım. Takım hiç pes etmedi, baskıya devam etti. İkinci ve üçüncü golü de bulduk, buna seviniyorum. Bir iki futbolcumuz eksik olursa normal olabilir ama dört futbolcumuz cezalı olunca dezavantaj oluyor bizim için. Bunları şimdi düşünmek gerekmiyor önümüzde bir haftalık bir zaman var.”

-BASIN TOPLANTISI-
Daum basın toplantısında ise Denizlispor karşısında skorun 1-1 eşitlenmesinin ardından ortaya koydukları mücadeleyle, takımın karakterini ortaya koyduğunu belirterek, konuştu:
”Bugün zor şartlar altında oynadık. Maç da kolay gitmedi, çünkü büyük bir mücadele ortaya koyduk, pozisyon ürettik, iyi oynadık. Birinci golü çok hak ettik. Sonra yediğimiz golle durum 1-1 oldu. Bu bir şoktur. Öyle bir şey beklemiyorduk. 1-1′den sonra gösterdiğimiz performans çok hoşuma gitti. Sonuçta tek kale oynadık. Rakibin en iyi oyuncusu kalecisiydi. Bir kez kalemizin önüne gelip, gol attılar. Öyle bir durumda gol yemek her takım için şoktur. Önemli olan, o golden sonra takımın tepkisidir. Orada takımın karakteri ortaya çıkar. Bizim de net bir şekilde karakterimiz ortaya çıktı. 1-1′den sonra oyuncularıma seslenerek, yeterince zaman olduğunu söyledim. Devam etmemiz, baskıyı yükseltmemiz gerektiğini, pozisyon bulacağımızı söyledim ve böyle oldu. Hem hava, hem de saha şartlarına rağmen defansta da çok iyiydik. Biri hariç pozisyon vermedik. Oyunu defanstan iyi başlattık.”

-”BÖYLE BİR SAHADA İYİ MAÇ OYNADIK”-
Daum, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’nın bozuk zeminine rağmen iyi bir futbol ortaya koyduklarını ifade etti.

Alman çalıştırıcı, ”Bu zeminde oynamak çok zor. Buna rağmen iyi futbol oynadık. İyi paslaşmalar gördük. Böyle bir zeminde, genelde uzun paslarla oynarsınız. İyi paslaşmalar gördük. Böyle bir sahada, futbol adına iyi bir maç oynadık. Zaten mücadele ve takımın koşma isteği iyiydi. Takımı tebrik ediyorum. İkinci yarıya iyi başladık, zaten bunu istiyorduk. Her takım için, ikinci yarıda ritmi bulmak kolay olmayacak. Biz iyi bir başlangıç yaptık” diye konuştu.

-”4 FUTBOLCUNUN CEZALI OLMASI HANDİKAP”-
Daum, Sivasspor maçında sarı kart cezalısı durumuna düşen 4 futbolcunun, kendileri için büyük bir kayıp olacağını dile getirdi.

Hafta için yapacakları antrenmanlarda, en iyi değerlendirmeyi yapıp, kadro konusunda karar vereceğini belirten Fenerbahçe Teknik Direktörü, ”4 futbolcunun cezalı olması handikap. Büyük bir dezavantaj. Bu durum, eminim Sivasspor’u sevindirecektir. Belki bizi biraz küçümserler, ama yeterince zamanımız var. Antrenmanları iyi takip edip, kimin görev alabileceğini değerlendirip, karar vereceğiz” şeklinde konuştu.

Bu arada, Fenerbahçe, Sivasspor maçının hazırlıklarına yarın sabah yapacağı basına açık antrenmanla başlayacak.

Sohbet Odaları – Diri göğüslere sahip olmak

Yazar: admin  //  Kategori: Kadın

Diri göğüslere sahip olmayı kim istemez? Üstelik bıçak altına yatıp, zahmet çekmeden… Fazla zaman harcamadan, yorulmadan, bütçenizi zorlamadan… Şöyle göğsünüzü gere gere şık body’ler, tiril tiril gömlekler giymek istiyorsanız, giydiklerinizin üzerinizde şık durması için diri göğüslere sahip olmalısınız. Yanlış duruş pozisyonu, bakımsızlık ve size uygun olmayan sutyen kullanımı sizi olduğu kadar göğüslerinizi de üzer… Peki başarılı bir göğüs bakımı nasıl olmalı? Peeling cildi pürüzsüzleştiriyor Yumuşak etkili bir vücut peelingi cildi pürüzsüzleştiriyor. Peelingin ardından göğüs dekolteniz pembe ve canlı bir görünüme kavuşuyor. Peeling kremini göğüs dekoltenize yayın ve yumuşak bir yüz fırçasıyla hafif masaj
yaparak yedirin. Böylece yumuşak bir dokusu olan bu bölgenen yıpranmasını önlersiniz. Ardından ıslak ve yumuşak bir bezle peeling kalıntılarını temizleyin.Soğuk duş, kan dolaşımını hızlandırıyor
Göğüsleriniz ister küçük, isterse büyük olsun, önemli olan canlı görünmeleri. Diri göğüslere sahip olabilmek için, düzenli olarak soğuk su ile basınçlı duş yapın. Soğuk su ile yapılan dairesel masaj, dokuları sıkılaştırmaya, üst derinin elastikiyetini artırmaya ve zamansız gevşemesini önlemeye yardımcı oluyor. Sabahları duş telefonunun yardımıyla iki üç kez dairesel hareketler yaparak soğuk suyu göğüslerinizin üzerinde gezdirin. Ardından da güzelce kremleyin. Bu kremlerin içeriğindeki maddeler, bağ dokusunun sıkılaşmasını ve elastikiyetini güçlendiriyor.

Ampuller bağ dokusunu sıkılaştırıyor
Ampuller, özellikle stres, hamilelik, solaryum gibi nedenlerden dolayı yıpranan göğüslerde etkili oluyor. Bu ürünler, içindeki konsantre maddeleri ile göğsün bağ dokusunu sıkılaştırıyor.

Göğüs jimnastiği şart
Aslında göğüslerde hiç kas bulunmuyor. Göğüs, merkezde hacim veren yağ dokusu içine gömülmüş meme bezi ve biçimini veren deri örtüsünden oluşuyor. Tabii ki, jimnastikten beklediğimiz, göğsün biçimini ya da büyüklüğünü değiştirmesi değil. Ancak fiziksel aktivite, göğüs bölgesinde, memenin arka kısmında kalan ve ona destek olan kasları kuvvetlendiriyor. Bu yüzden diri göğüsler istiyorsanız, düzenli olarak egzersiz yapmayı ihmal etmeyin. Göğüs jimnastiği yaparken ellerinize birer ağırlık alın, dik durun ve kollarınızın üst kısmını vücudunuza iyice yapıştırın. Önce bir kolunuzu, sonra diğerini olmak üzere, elinizde bulunan ağırlıkla birlikte kollarınızı dirsekten kırarak yukarı kaldırın. Bu hareketleri, iki kolla da 20′şer defa olmak üzere her gün düzenli olarak yapın.

İkinci harekette tek ağırlık kullanın. İki elinizi birleştirerek kollarınızı başınızın üzerine doğru kaldırın. Ardından iki kolunuzu da dirseklerden kırarak, ensenize doğru uzatın.

Maske
Göğüslerinizdeki kırışıklıkları farkettiğinizde paniğe kapılmayın. Göğüslerinizle boynunuzun arasına her gün düzenli olarak uygulayacağınız göğüs maskeleri, bu kırışıklıkları giderecektir. Maskenin ardından göğüs bölgenizi nemli bir bezle örtmek maskenin içindeki maddelerin vücut tarafından emilmesini kolaylaştırır.

Masaj
Pürüzlü cilt, askılı bluzlarda kötü bir görünüm sergiler. Her gün fırçayla yapacağınız masajlar, cildinizin güzellik, canlı ve pürüzsüz görünmesini sağlar. Bu uygulamadan sonra mutlaka vücut yağı ya da vücut kremi sürmeyin ihmal etmeyin.

Diri göğüsler için bakım şart
Göğüs yapısında kas bulunmuyor ve bu yüzden son derece nazik organlar. Destek olarak, göğsü çevreleyen derinin elastikiyetinden yararlanılıyor. Ancak göğüsler her an yerçekimine maruz kaldığından, zamanla sarkma riskiyle karşı karşıya kalmaları kaçınılmaz. Gebelik, vücut ağırlığındaki ani değişiklikler ve arka kasların zayıflaması da bu riski artırıyor. İşte, bu olumsuz etkilerden dolayı göğüslerinizin sarkmasını ve göğüs derinizin deforme olmasını istemiyorsanız, bu bölge için özel olarak hazırlanmış bazı kozmetik ürünlerini düzenli olarak uygulamanız son derece önem taşıyor.

Sohbet Odaları – Sitene Atatürk Köşesi ( Html Kodları )

Yazar: admin  //  Kategori: Html Kodları

<center><object height=”250″ width=”550″ border=”0″ codebase=”http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0” id=”obj1″ classid=”clsid:D27CDB6E-AE6D-11CF-96B8-444553540000″>
<param value=”http://www.yaprakfm.com/images/ataturk.swf” name=”movie” />
<param wmode=”transparent” value=”High” name=”quality” />     <embed height=”250″ width=”550″ quality=”High” name=”obj1″ type=”application/x-shockwave-flash” pluginspage=”http://www.macromedia.com/go/getflashplayer” src=”http://www.yaprakfm.com/images/ataturk.swf”></embed></object><br />
</center>
<div style=”text-align: center;”><center><br />
 

Sohbet Odaları – DÜSÜNÜS BIÇIMI YENI

Yazar: admin  //  Kategori: Fıkra

Matematik ögretmeni ilkokul çocuklarina sormus :
-Agaçta 5 kus var.Birini vurdum kaç kaldi.
Ahmet hemen :
-Hiç kalmaz.Çünkü sesten hepsi uçar, demis.
Ögretmeni bunun üzerine :
-Olmaz öyle sey, diye cevap vermis.
Burasi matematik dersi.5 taneden biri vurulursa 4 tane kalir.Ama düsünüs biçimini begendim.
Ahmet fena halde hirslanmis :
-Bende birsey sorabilirmiyim ögretmenim, demis.
Sor bakalim.
-3 kadin dondurma yiyor, biri isirarak, biri yalayarak, biri emerek yiyiyor.Bunlardan hangisi evli.
Ögretmen kizarip bozarmis.Sonunda :
-Bilemem, demis.
-Emen mi?
Ahmet cevabi yapistirmis :
-Yoo, parmaginda alyansi olan.Ama düsünüs biçiminizi begenmedim

Sohbet Odaları – Erkek Neden Konuşmaz ?

Yazar: admin  //  Kategori: Erkek

Arkadaşlarınızla bir restauranta gidiyorsunuz ve herhangi bir masaya oturuyorsunuz. Karşı masanızda bir çift oturmuş yemek yiyorlar.
Aralarında öyle bir sohbet var ki, erkek sürekli bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Kadın sigarasını çıkarıyor ve erkek bir hışımla kadının sigarasını yakıyor. Sürekli kadınla ilgilenen bu erkeği gördüğünüzde sizde şaşırıyor hatta imreniyorsunuz. Kadın garsondan bir şey istiyor gibi oluyor ve bizim atıl kurt bir anda davranıp garsonu masaya getirtip kadınının isteğinin yerine getirilmesini istiyor.

Şimdi size soruyorum : Sizce bu çift evli mi yoksa flört eden iki sevgili mi ?

Bütün erkekler evlenmeden önceki dönemlerde çenesi yerlerde gezer. Her şeyi konuşmak için can atar birikmiş yoğunluğu bitirmek ister gibi bir boşalım yaşarlar. Öyle ki hem konuşmak hem de sevgilisini dinleme istekleri oldukça fazladır.

Çoğu evli kadın bu süreç için;- istediklerini elde edene kadar hep bunu yapıyorlar, istekleri olunca dut yemiş bülbül oluyor diye düşünüyor.

Ne yani erkeklerin susmalarını nedeni gerçekten evlenmek mi? Neden tüm kadınların tek inancı bu gerçek acaba ?

Nasıl bir psikolojiye giriyor erkek, eski konuşkan adamdan bir eser kalmıyor?

Bir zamanlar kadınıyla her şeyi yapmaya her şeyi konuşmaya hevesli adamın sus pus hale gelmesinde ki neden bir ömür boyu yatağını doldurma garantisi mi gerçekten ?

Galiba kadınların kabul etmesi gereken gerçekler var, biraz bunların üzerine gitmemiz gerekiyor bence .

Kadınlar evlendikten sonra kocalarını nasıl sustururlar ?

1. Genelde kadınlar kocalarının anlattıklarına hemen karşı çıkma eğilimindedirler. Daha lafını bitirmeden ağzına tıkmak gibi bir şeyden söz ediyorum. Eşinin söylediklerine hemen karşı çıkan kadınların sonu, az konuşan bir koca ile ömür geçirmek oluyor.

2. Kadınlar akıl vermeyi severler: Genelde bazı kadınlar hatta çoğu kocasına çocuğuna konuşur gibi konuşurlar. Onların akıl hocaları olmayı isterler.; -bak hayatım aslında böyle yapmalıydın. Sen insanları tanımazsın …..hayatım sana söylüyorum…..bak hiç dinliyor mu ?…..heyyyy…

3. Adam eve birkaç alışveriş paketiyle geldiğinde : – Ne şimdi bunlar, abartmışsın hayatım ya. Senden de bir şey isteyince dibini kazıyorsun. Ben sana on kere söyledim alışverişi yapma ver parayı ben alayım. Ama dileyen kim..Canım sana söylüyorum….Hey nerdesin…..offf ya zaten evde vardı bunlardan….

Yukarıda kadınların kocalarına gösterdikleri birkaç tutumdan bahsetmeye çalıştım. Bu kadının kocası genelde az konuşur.

Olayın nedenlerinden bir diğerini incelersek :

Kadınlar genelde her şeylerini, sıkıntılarını, sevinçlerini, endişelerini başka birileriyle konuşmayı isterler. Bu bazen komşu, arkadaş, dost, anne, kardeş olabilirken erkekte bu durum çok farklı.

Erkekler sıkıntıya girdiklerinde genelde konuşmayı istemezler. Yaptıkları tipik tutumları, içe kapanmak olur. İçe kapandıkları dönemde sessizleşirler. Bu sessizlik dönemlerini maç izleyerek, gazete okuyarak geçirirler. Ama kadın durmaz ve bu tutumları genelde kendisine yapılan bir tavır olarak algılayıp erkeğin üstüne gider.

Genç erkek çocukları olan anneler bilirler, çocukları sorunlar yaşadıklarında içlerine kapanır ve süreçlerini paylaşmak istemezler. Anneleri üstlerine gittiğinde ise bundan rahatsız olurlar. Çoğu zaman anneleri çocuğunu yalnız bırakıp sakinleşmesini bekler.

Kocalarda da aynı durum sözkonusu iken kadınlar bu yaklaşımı gösteremez tam tersine kendilerine yapılmış bir tavır olarak algılayıp, daha çok kendilerinden uzaklaştırırlar.

- Hoş geldin Mahmut
- Hoş bulduk
- Ne bu surat ne oldu
- Bişey yok, yemek hazır mı? Açım
- Anlatsana, ödemelerle ilgili mi
- Yok bişey dedim ya, ne yemeği yaptın ?
- Ya anlatsana yoksa annenlerle mi tartıştın ?
- Çocuklar nerde, uyudular mı?
- Ya bak yine aynı şeyleri yapıyorsun, susuyorsun.
- Ben senin karınım bana anlatmayacaksın da kime anlatacaksın ?
- Uykum var ben uyuyorum
- Mahmut, Mahmut, Mahmut
- Adımı mı ezberliyorsun, iyi geceler
- Ispanak yapmıştım.

Sohbet Odaları +18 siteler iktidarsızlık yapıyor

Yazar: admin  //  Kategori: Cinsellik

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat, erkeklerin en büyük kabuslarından biri olan iktidarsızlıkla ilgili soruları yanıtladı:

İktidarsızlık tüm erkeklerin başına gelen bir sorun mu, ne kadar yaygın ?
Dünya genelinde 152 milyon erkek, tekrarlayan sertleşme sorunları yaşıyor. Bu rakamın 2025 yılında 222 milyonu bulması bekleniyor. Neden olarak da; beslenme ve yaşam tarzındaki değişikliklerden strese kadar birçok faktörün etkili olduğu düşünülüyor. En çok rastlanılan sorunlar; erkeklerde sertleşme ve boşalma problemleri, kadınlarda ise orgazm problemleri, vajinismus ve ağrılı ilişkidir. 40 yaşın üzerindeki erkeklerin yarısından fazlasında sertleşme sorunu olduğu tahmin ediliyor. Ne yazık ki, bu hastaların sadece yüzde 2 lik kısmında sorunlar doğru teşhis edilerek tedavi doğru yapılmaktadır. Yüzde 98 inde ise maalesef ya doğru teşhis ya da doğru tedavi eksikliği doğmaktadır.

Gençlerde son yıllarda sorunlarda artış var mı ? Neden ?
Genelde 15-30 yaş grubu aralığında, başta erken boşalma sorunu olmak üzere ereksiyon problemleri de yoğun olarak görülüyor. Bunun temelinde strese bağlı nedenlerin yanı sıra cinsel bilgi eksikliği ve hekime müracaat etmekten çekinme gibi faktörler rol alıyor. Gençler arasında iktidarsızlık probleminde bir artış gözlemliyoruz. Ancak bu artış müracaat sayısından dolayı da olabilir. Daha önce hekime müracaat az olduğu için gençlerdeki olay daha sınırlı diye düşünüyorduk. Erken boşalma yaşayan çok sayıda genci incelediğimizde; genellikle psikolojik kaynaklı sertleşme sorunu olduğunu gözlemledik. Cinsel bilgi eksikliğine bağlı sebeplerden kaynaklanıyor. Son zamanlarda penis boyutuyla ilgili çok takıntı var. Gençlerin ana nedenlerinden biri de bu oldu. Buna taktıkları için ilişkiye kafalarında sorularla giriyorlar. Ayrıca ilişkide bulundukları kişilerin doğru olmayan ifadeleri de gençlerde iktidarsızlık sorunu yaratabiliyor. Özellikle ilişkilerini profesyonellerle yaşayan kişilerde bu daha sık gözleniyor.

Yani ilk cinsel deneyimin profesyonel kişilerle olması iktidarsızlık sorununu mu ortaya çıkarıyor ?
Cinsel deneyimlerini profesyonel kişilerden edinenler, onların yanlış ifadelerine inanıyorlar. Yanlış yönlendirmeler, kafalarda korkunun oluşmasına neden oluyor. Kendilerini yetersiz hissettiklerinde bu korkuyla cinsel ilişkiye başlıyorlar. Ve bu sorun üst üste tekrarlandığında psikolojik olarak yerleşebiliyor.

Sizce internet gençlere cinsel bilgi edinmede yardımcı oluyor mu ?
Aslında olur ama gençler bunları araştırmak ve doğru kaynağa ulaşmak yerine çoğunlukla pornoya yöneliyorlar. İnternetten pornoya kolay ulaşım, gençlerin tamamen seks hakkında hatalı bilgiler edinmelerine neden oluyor. Seks konusundaki cahillikleri de iktidarsızlığa yol açabiliyor. Kendilerini o filmlerle karşılaştırıp, performans korkusuna kapılıyorlar.

Viagra doktordan önce başvurulan bir yöntem mi ?
İktidarsızlık sorunu yaşayan insanlar, ilk durak olarak eczacıya başvuruyorlar. Bu nedenle Aile Sağlığı Araştırma Derneği (ASAD) olarak eczacı ve eczacı kalfalarına dönük 20 şehirde bilgilendirme konferansları vereceğiz. Bu hastaları hekime yönlendirebilmek ve yanlış ilaç kullanımının önünü kesebilmek için 300 e yakın eczacı ve eczacı kalfasına cinsel bilgi konferansı vereceğiz. Sorunu olan insanlar, bu kişilere danıştığında doğru bilgiye ulaşmaları önemlidir. Bu tür ilaçların gerçekten yüzde 100 faydası oluyor ancak ne tür bir soruna karşı, ne tür bir ilacın, nasıl kullanılacağını bilmek gerekli. Bu ilaçları doktora danışmadan kullanan biri, en fazla bir süreliğine şikayetinden kurtulur ancak tedavi olamaz.

Sorunun organik olup olmadığını anlamak için ne gibi tetkikler yapılıyor, kaç günde sonuç alınıyor, tedavinin ve teşhisin maliyeti yüksek mi ?
Bugün bütün dünyada uygulanan protokole göre; cinsel fonksiyon ile ilgili müracaatlarda hastanın ve partnerinin birlikte ele alınması gerekir. Cinsellikle ilgili bilgilerin derecesi, çocukluktan beri geçirdikleri cinsel travmalar, ailenin cinselliğe bakış açısı gibi faktörler ve kişinin cinsel gelişimi dikkatli bir şekilde araştırılmalıdır. Bu faktörlerin psikolojik veya organik olup olmadığı değerlendirilmelidir. Organik faktörler; hormonal, metabolik (şeker, kolesterol vb), damarsal ve nörolojik nedenlere bağlı olabilir. Bu faktörler yapılan kan analizleri, dopler tetkiki ve gerekirse gece ereksiyon testi ile kontrol edilir. Elde edilen verilere göre tedaviye geçilir. Eğer organik faktörlerin yanında psikolojik sorunlar da mevcutsa davranış tedavisi uygulanır. Bu arada organik sebebe yönelik tedavi ile hekim ilaçlardan da uygun gördüğü birini diğer tedavilere ek olarak kullanabilir. Alınacak cevaba göre de hekim tedavinin yönünü ayarlar. Bu yapılan medikal tedaviye rağmen sonuç alınamazsa, cerrahi yöntemler ile tedavi tamamlanır. Genelde uyku testi dahil bütün bu psikolojik ve organik tetkikler, iki gün içinde tamamlanabilir.

Cinsel fonksiyon tedavisi başvurusunda bulunan hastalarda tedavi kesin midir? Tedavinin başarılı sonuç vermesini etkileyen faktörler nelerdir ?
Cinsel fonksiyon bozukluğuna yol açan faktörler arasında organik ve psikolojik pek çok sebep bulunuyor. Altında yatan nedenin organik bir sisteme bağlı olduğu durumlarda; tedavide bu sisteme ait bozukluk ortadan kaldırılırsa cinsel fonksiyon da düzelir. Bu sebep devam ederse tedaviye direnç oluşturur. Müracaat eden kişinin sorununun nereden kaynaklandığı tam olarak ortaya konduğu takdirde; organik olsun psikolojik olsun meydana gelen cinsel fonksiyon problemini halledebilecek pek çok tedavi seçeneği bulunuyor. Hasta, altını çiziyorum; sıkılmadan tedavisini ve hekime başvurularını yenilemelidir, hekime takip imkanı tanımalıdır. Türkiye de önemli bir hasta grubu hekime başvurmaya çekinmekte veya problem ancak uzun yıllara dayanan bir sorun haline geldiğinde başvurmaktadır. 10-15 yıldır bu problemin içinde yaşamaya alışmış kişilerin karar verince, ilk müracaatında sorunum hemen hallolsun demeleri tedavi şansını da etkilemektedir.

İktidarsızlığın ne kadarı tedavi ediliyor ?
Hekim hastanın kendisinden beklentisini önemli ölçüde özümsemiş olmalıdır. Bir tedavi gerektiği kadar derinlemesine incelemeden tavsiye edilirse, hasta tedaviyi terk eder. Tedavisine devam etmeyen hastaların yarıya yakını, hekimin yaklaşımını doğru bulmuyor, tedavinin sonuca ulaştırmadığı yönünde ifadelerde bulunuyor. Bu da hekimlerle ilgili önemli bir boyut. Tedavinin sürekliliğini etkileyen başka bir nokta da; çiftlerin birlikte samimi olarak problemin çözülmesine yardım edememeleri… Hekim hangi tedavi sonucunda nasıl bir ilerleme olacağını tek tek anlatmazsa, çiftler de birbirlerinden ne beklediklerini bilemiyor ve tedaviyi terk ediyor.

Sohbet Odaları – Burcunuz ve sağlığınız

Yazar: admin  //  Kategori: Astroloji

Burcunuzun sağlığınız üzerinde ne gibi etkileri olduğunu biliyor musunuz?

KOÇ

Koç burcu, bedenin baş bölgesini yönettiği için, bu burçta doğan kişiler sık sık baş ağrısı çekerler. Koç’ların salgı bezleri tehlike anında adrenalin salgılar. Bu salgının kana karışması ile beden enerji ve coşkuyla canlanır. Bu da Koçların temel özelliğidir.

Koç burcu Yükselen kişilerin fiziksel yapıları Genel olarak orta boylu, oldukça zayıf, uzun yüzlü ve uzun boyludurlar. Kolları, bacakları güçlüdür. Esmer, kaba ve kıvırcık saçlıdırlar. Sağlıklı bir ciltleri vardır.

Hareketli ve enerjik Koç insanları genellikle sağlıklı olurlarsa da kazalara yatkın olduklarından çok dikkatli olmalıdırlar. Baş ve yüzleri kazalardan en çok zarar gören bölgeleridir. Koç burcu vücudun baş bölgesini yönettiğinden baş ağrısı, migren ve yüksek ateş Koçlarda en sık görülen rahatsızlıklardır.

Sinirleri bozulunca mideleri de etkilenebilir. Atılgan dik kafalı ve enerjik oldukları için dinlenmeden çok çalışma ve endişe yüzünden yatağa düşebilirler. Koçlar hastalanmaktan nefret ederler. Ufak rahatsızlıklar belirtilerini önemsemediklerinden, hastalığın kendi kendine geçeceğini umarlar. Kötü bir hasta olur, doktor arkasını döner dönmez yataktan çıkarlar. Fiziksel yapılarının sağlam oluşu hastalıkları kolay atlatmalarına, ciddi bir hastalığa yakalansalar bile çabuk iyileşmelerine yardımcı olur. Koçlar, dinlenmeye özen göstermeli, çok çalışmamaya ve endişeye kapılmamaya çaba harcamalıdırlar. Meyve ve sebze Koç burcu insanları için çok yararlıdır

BOĞA

Boğa burcu ense ve boğaz bölgesini yönetir. Bu nedenle Boğalar soğuk algınlığı ve anjine çabuk yakalanırlar. Boğa insanları çok troid sağladıklarından çabuk kilo alırlar. Şişmanlık onlar için bir sorun olabilir.

Boğa burcu Yükselen kişilerin fiziksel yapıları: Bu burcun belirgin özellikleri kısa boy, tombul yüz, şişkin gözler, kalın boyun, büyük burun ve ağız, esmer ten, geniş omuzlar, koyu renk gözler, genellikle kıvırcık saçlardır. Boğa kadınları erkekler göre daha güzeldir.

Boğa’lar genellikle sağlıklı ve iri yapılı kişilerdir. Bazıları olağanüstü sayılacak kadar, güçlü olabilirler. Kolay yorulmadıklarından uzun süre çalışabilirler. Hasta olmaktan hiç hoşlanmazlar. Bu burçtan hastalık hastası çıkmaz.

Acıya diğer burçlardan daha dayanıklıdırlar. Boğa’lar sabırlı hastalar olup doktorun öğütlerini aynen yerine getirir, ilaçlarını düzgün olarak alırlar. Hastalığı zayıflık olarak kabul ettikleri için başlangıçta hastalığı kabul etmezler. Boğa burcu boyun ve boğazı yönetir. Özellikle kışın dikkat etmezlerse boğaz ağrısı, ses kısıklığı ve bronşit yakınmaları görülebilir. Ağır yemekler düşkün olduklarından kolay şişmanlar, şişmanlıkla ilgili hastalıklara yakalanabilirler. Aşırı yememeye genç yaşta başlayarak yaşam boyunca beden eğitimi yapmaya özen göstermelidirler.

İKİZLER

İkizler burcu sinir sistemini, omuz ve kolları yönettiğinden bu burçta doğan kişilerin kol ve köprücük kemiklerini kırma olasılıkları yüksektir. İkizler burcu aynı zaman da akciğeri de yönettiği için, soğuk algınlığı ve bronşit de bu kişiler arasında yaygın hastalıklardandır. İkizler genellikle sinirli ve huzursuz olurlar.

İkizler burcu yükselen kişilerin fiziksel yapıları: uzun boy, biçimli beden, uzun kol ve bacaklar bu burcun özellikleri arasındadır. Genel olarak kırmızı tenli, kumral saçlı, açık kahverengi gözlüdürler. Gözleri iyi görür.

İkizler burcunda doğan kişiler hem fiziksel hem zihinsel olarak sağlıklı kişilerdir; ancak kendilerini kuruntuya kaptırmamalı, sinirsel enerjilerini kontrol etmelidirler. Gerginlikleri ve çok yönlü çalışmaları yüzünden eriyip biter, uykusuzluk çekerler. Bu burç göğüs, akciğer ve kolları yönetir. Bu nedenle ikizler burcunda doğan kişiler soğuk algınlığı, zatürree ve ciğer hastalıklarına yakalanabilirler. Kötü bir hasta olur, doktorlarını eleştirir, öğütlerini dinlemezler. İkizler burcu insanları hiç şişmanlamazlar. Çok hareketli olduklarından sindirim sistemleri iyi çalışır.

İkizler hep bir şeylerle oyalandıkları için hastalıkla ilgilenmezler. Araba kullanırken, spor yaparken dikkatli olmalıdırlar. Sabırsız ve dikkatleri dağınık olduğundan hem kendilerinin hem başkalarının kazaya uğramalarına neden olabilirler. Bir el işi ile ilgilenmeli ya da okumaya dalarak dinlenmeye çalışmalıdırlar

YENGEÇ

Yengeç burcu mideyi ve on iki parmak barsağını yönetir. Yengeç insanları kuruntulu ve çabuk üzülen kişiler olduklarından hazımsızlık çeker, ülser bile olabilirler. Süt bezleri çok iyi çalıştığı için Yengeç burcu ” anneler burcu ” olarak bilinir.

Yengeç burcu yükselen kişilerin fiziksel yapıları: orta ya da kısa boylu, yuvarlak gözlü, soluk ve beyaz tenlidirler. Gözleri genellikle gri ya da çok açık mavidir. Saçları mat ve kahverengi olur. Yengeç’ler beslenmelerine dikkat eder ve beden eğitimi yaparlarsa sağlıklı olurlar. Zengin yiyeceklere düşkünlükleri ile tembellikleri özellikle orta yaşlarda şişmanlamalarına neden olabilir. Gastrit, barsak tembelliği ve böbrek hastalıkları da çekerler.

Yengeç burcu mide, böbrek ve göğüsleri yönetir. Yengeç’ler acıya hiç dayanamazlar. Hastalıklarını abartır, endişe ile hastalığı çağırırlar. Hastalandıklarında kendilerine bakanları canlarından bezdirirler. Yengeç’lerin beslenmelerine özen göstermeleri gereklidir. Ancak özel günlerde yemekler ilgi göstermeye alışmalı, spor ve gündelik yürüyüşlerini her zaman yapmalıdırlar.

ASLAN

Aslan burcu yürek, omurga ve sırtı yönetir. Aslan burcunda doğan kişiler dolu dolu yaşamayı sevdiklerinden, orta yaşlarda dingin bir yaşama dönmezlerse kalp yetmezliği çekebilirler.

Aslan burcu yükselen kişilerin fiziksel yapıları: Bu kişilerin boyları genellikle uzun, kemikleri kalındır. Omuzlar geniş ve kasları gelişmiştir. Açık renkli saçlı, pembe beyaz tenli, büyükçe ve yuvarlak başlıdırlar. Gözleri iyi görür.

Aslan burcu insanları hastalığa karşı dayanıklıdırlar. Hastalanacaklarını anladıklarında hemen heyecanlanırlar, fakat çabuk iyileşerek hemen unuturlar. Açık hava çalışmaları ve sporla ilgilendikleri için fiziksel yapıları sağlam olur.

Aslan’lar çok çalıştıklarında kendilerine pek özen göstermezler. Aşırı çalışma nedeniyle sinir sistemleri bozulabilir. Gösteriş hevesinden ya da gözü pek davranışlardan ötürü kazaya uğrayabilirler. Aslan burcu omurga, sırt ve yüreği yönetir. Aslan’lar iyi yiyecekleri ok sevdikleri için aşırılığa kaçabilir ve bununla ilgili hastalıklardan özellikle orta yaşlarda zarar görebilirler.

Hemen kalkıp işlerinin başına geçmek istedikleri için kötü bir hasta olur, kendilerine bakanları eleştirirler. Evde olsun hastanede olsun durumu acıklı bir havaya sokarak bütün ilgiyi üzerlerine çekmek isterler. Hastalığın uzamasını sevmezler. Yaradılıştan sağlam yapılı olduklarından çabuk iyileşirler.

BAŞAK

Başak burcu sinir sistemini ve barsakları yönetir. Başak insanları Yengeçler gibi mide hastalıklarına yatkın olduklarından, dengeli beslenmeleri gerekir. Birçok Başak insanı sebze yemeklerini yeğ tutarlar.

Başak burcu yükselen kişilerin fiziksel yapıları: ince belli zayıf, ortadan uzun boylu, yuvarlak yüzlü pembe-beyaz ya da esmer tenlidirler. Saçları genellikle koyu renk olur.

Başak’lar genellikle kendilerine çok özen gösterdiklerinden sağlıklı olurlar. Yediklerine ve içtiklerine çok özen gösterir, başkalarına da bu konuda öğütler verirler. Sağlık koşullarını iyi değerlendirirler. Bazıları hastalık hastası olurlar. Hastalanınca üstlerine titrenmesini isterler.

Başak burcu mide ve sinir sistemini yönettiği için Başak’ların hastalıkları genel olarak bedenin bu bölgeleriyle ilgilidir. Bu nedenle beslenme ve dinlenmelerine özen göstermelidirler. Pratik ve yöntemci yaradılışlarından ötürü sağlık koşullarına uyarlar. Hastalık hastalarının dışında az hastalanırlar. Doktorları onlara iyileştirme yöntemlerini açıklarsa anlayışlı, aklı başında ve uyumlu bir hasta olurlar.

TERAZİ

Terazi burcu böbrekleri yönetir. Dengeli ve duygusal olan Terazi’ler herhangi bir tartışma, kaza ve çeşitli olaylar karşısında ciddi rahatsızlıklara yakalanırlar.

Terazi burcu yükselen kişilerin fiziksel yapıları: uzun boylu, ince vücutlu, düz kahverengi saçlı, yuvarlak yüzlü, beyaz tenli, koyu renkli gözlü olurlar.

Terazi’ler yapılı ama güçlü kuvvetli olmayan kişilerdir. Sağlıklı görünüşlerine karşın çabuk hastalanırlar. Soğuk algınlığına ve bulaşıcı hastalıklara yatkın, tüm hastalıklara karşı dirençsizdirler.

Terazi burcu böbrekleri, omurga ve bel bölgesini yönetir. Romatizma ve sırt ağrısına neden olabilecek soğuk algınlıklarından kaçınmalı, kendilerini zorlamamalı bol bol dinlenmelidirler. Yeme-içme konusunda özenli iseler de ölçülü davranmalarında yarar vardır.

Teraziler sessizce acı çekmez, çok özen isterler. Kötü bir hasta olur, hastalandıklarında herkesin haberi olmasını isterler. Hastanede yatıyorsa bütün arkadaşlarının ziyaret etmesine sevinirler. Kendilerine özen gösterilmezse hem içerler hem de huysuz olurlar.

AKREP

Akrep burcu cinsel organları yönetir. Bu nedenle tüm burçlar içinde cinselliğe en düşkün insanlar Akrep’lerdir. Bu isteklerini bastırmak zorunda kalırlarsa zorbalaşabilirler.

Akrep burcu yükselen kişilerin fiziksel yapıları: Akrepler orta ya da daha uzun boylu, kalın ama düzgün bedenli, yuvarlak yüzlü, esmer-solgun tenli, kısa kalın boyunlu ve bazen çarpık bacaklı olurlar. Saçları koyu kahverengi, gür ve kıvırcıktır. Ayakları biçimsizdir.

Akrep’ler hastalığa karşı savaşan bir ruh taşırlar. Hasta bile olsalar güçlü iradeleri ve enerjileri ile çalışmalarını sürdürürler. Hasta olduklarını kabul edince, olayı iş gibi ele alarak iyileşmeye çalışırlar. Alınabilecek en etkili ilacı almaktan çekinmezler. Hastalık konusunda sabırsızdırlar. Acıya dayanıklı iyi hastalardır. Akrep insanları sağlıklarının kendi ellerinde olduğuna ve hastalıkları irade ile uzaklaştırabileceklerine inanırlar. Akrepler fiziksel olarak hareketli kişilerdir. Zor ve cesaret istemeyen sporları sever, sporun hemen hemen bütün dallarında başarılı olurlar. Bedenlerinde zayıf gördükleri bir yan varsa egzersizle güçlendirmeye çalışarak kendilerini bırakmazlar. Akrep burcu üreme organlarını ve mideyi yönetir. Fazla yemek yerlerse sindirim sistemleri bozulabilir. İrade güçlerini canlılıklarına kaşın zaman zaman enerjisiz kalırlar.

YAY

Yay burcu karaciğer, uyluk ve dişleri yönetir. Hareketli olan Yay insanları, gerekli fiziksel ve zihinsel egzersizleri yapmazlarsa zor hareket ederler. Bu durum özellikle kadınlarda kalça ve uylukların fazla kilo almasına neden olur.

Yay burcu yükselen kişilerin fiziksel yapıları: Oldukça uzun boylu, geniş alınlı, yakışıklı tiplerdir. Saçları genellikle kahverengi, tenleri pembe-beyazdır.

Yay burcu insanlarının zayıf noktalarından biri sinir sistemleridir. Açık hava eylemlerini ve sporu çok sevdiklerinden, sinirsel enerjilerinin yüksek hem de sabırsız olmaları onların bu alanda kazaya uğramalarına neden olabilir.

Güçlerini iyi kullanmaya ve dinlenmeye özen göstermezlerse hastalanabilirler. Yay’lar genellikle romatizma ağrıları çekerler. Sinirlilikten doğan hastalıklara yatkındırlar; oysa kendilerini kolay toplarlar. Genel olarak çok yemezler. Biçimlerini korur, yaşlanıncaya dek formdan düşmez, şişmanlamazlar.

Yay burcu kalça ile üst bacakları yönetir. Yay’lar romatizmaya neden olabilecek koşullarla soğuk algınlığına korunmalı, enerjilerini dengeli kullanmaya çalışmalıdırlar.

OĞLAK

Oğlak burcu dişleri ve kemikleri yönettiğinden Oğlak’lar, ortopedik sorunlar, diş hastalıklarından sıkıntı çekerler. Bunun yanında romatizma ağrıları da çekmeleri de olasıdır.

Oğlak burcu yükselen kişilerin fiziksel yapıları: kısa boy, ince yapı, uzun ince yüz, uzun çene belirgin özelliklerdir.

Saçlar genellikle siyahtır. Göğüs kafesleri dar, dizlerinin biçimsizliğinden ötürü yürüyüşleri çirkindir.

Oğlak’lar, küçükken dirençsizdirler ama çocuk hastalıklarını atlattıktan sonra hastalıklara karşı oldukça dirençli olurlar. Ölçülü ve disiplinli olduklarından fazla yemezler. Hastalanacaklarını anladıkları zaman kendilerine özen gösterirlerse de hemen doktora ve ilaca başvurmazlar. Gerçekten hasta olduklarında mantıklı, disiplinli davranışları ile iyi bir hasta olup doktorun öğütlerini aynen uygularlar. Acılara yakınmadan dayanır, acılarını karşılarındakilere belli etmek istemediklerinden sessizce acı çekerler. Dikkatli oldukları için kolay kolay kazaya uğramazlar. Oğlak burcu kemik, diz ve kasları yönetir, romatizma ağrıları Oğlak’ların başlıca rahatsızlıklarındandır. Biraz somurtkan olduklarından sinirsel gerginlikleri fiziksel rahatsızlıklarmış gibi acı verebilir.

KOVA

Kova burcu dolaşım sistemini yönetir. Bu burç aynı zamanda topukları da yönettiği için bu bölgelere ait rahatsızlıklar da olağan sayılmalıdır.

Kova burcu yükselen kişi fiziksel yapıları: orta boy, güçlü ve düzgün bir beden, açık sarı saçlar, koyu renk gözler, yükselen Kova burcunun belirgin özellikleridir. Özellikle Kova kadınları çok güzeldir.

Kova’ların hemen hemen hiç sağlık sorunları olmaz, çünkü çevrelerine uyar ve aşırı davranışlarda bulunmazlar.

Kova burcu baldırları, dişleri, sindirim sistemini, yüreği, boğazı ve lenf sistemi ile üreme organlarını yönetir. Hastalığın cinsini, zihinsel yetenekleri yardımıyla iyi kavradıklarından, hastalıklardan pek zarar görmezler.

Bir de doktorları cana yakın olursa uysal hastalar olup, doktorun onlara yardım etmek istediğine inanırlar.

Açık hava sporlarına düşkündürler. Temiz hava onlara iyi gelir. Tenis, balık avlama ve kayak gibi tek başına yapabilecekleri sporlarda başarılı olurlar. İncitici sporlardan hoşlanmazlar. Kova’lar genellikle yaşlanıncaya kadar kendilerine iyi bakarlar; ancak çok azında fazla yemek yeme ve çok sigara içme görülebilir. Fakat bunu yemeğe düşkünlüklerinden değil çevreye sinirlendiklerinden yaparlar.

BALIK

Balık burcu ayakları yönetir. Birazcık sıkan bir ayakkabı bile Balıkları hasta edebilir. Uyuşturucu maddelere dayanıksızdırlar. Bu yüzden ilaçlara karşı hassastırlar.

Balık burcu yükselen kişilerin fiziksel yapıları: Doğum haritasında Balık burcu yükselen kişiler genellikle kısa boylu ya da orta boylu olurlar. Bedenleri tıknaz, kol ve bacakları kısadır. Soluk tenli, açık kahve rengi saçlı, uykulu gibi mahmur gözlüdürler. Sağlıksız ve güçsüz bir yapıları vardır. Ayakları büyük ve biçimsizdir.

Balık’ların çift kişilikleri fiziksel yapılarında da değişikliklere neden olur. Genellikle zayıf olmalarına karşın çevrelerine kolay uyduklarından gerginliklere dayanıklı olurlar.

Balık burcu ayakları ve sinir sistemini yönetir. Balıklar, ayaklarını üşütürlerse soğuk algınlığına yakalanırlar. Hastalandıklarında iyileşmek için kendilerine özen gösterirler.

Balık’ların kendilerine bakan yakın ve doktorlarına güven duymaları gerkir yoksa çok huysuz olurlar. Dolduruşa geldiklerinden kendilerine neyin yararlı olduğunu karar vermezler.

Bazı Balık’lar ilaç, uyuşturucu madde ve alkole düşkün olur, bu yüzden de her hastalığa yakalanabilirler. Orta yaşlardan sonra şişmanlama olasılığına karşın spor yapmalarını öğütleriz.

Sohbet