Logo Background RSS

» Bu

  • Bülent Ersoy ile Gülben Ergen arasında kısa süre önce başlayan repertuvar kavgası alevlendi
    Yazar turkoglu Tarih Nisan 26th, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Sohbet OdalarıBülent Ersoy, Ergen’in açıklamalarını avam bulduğunu söyledi. Gülben Ergen twitter’dan yanıt verdi…

    Gülben Ergen’in twitter hesabında “Bülent Ersoy’un repertuvar danışmanı oldum” notu düşmesiyle başlayan tartışma sürüyor. Milliyet’in haberine göre, albüm çalışması sırasında stüdyoda karşılaştığı Ergen’in hakkındaki bu yorumu Bülent Ersoy’u sinirlendirmiş ve Ersoy “Şarkılarımı tansiyon ölçmek için mahallenin bakkalına dinletirim. Gülben’e dinletmem. Müziğin ordinaryüs profesörüyüm. Son sözü ben söylerim” yorumuyla duruma tepki göstermişti.

    “SAYGISINI GÖSTERMELİYDİ”

    Dün sabah Seda Sayan’ın programına telefonla bağlanan Ersoy, Ergen’i aradığını ama ulaşamadığını belirtti ve “Her koşulda görevini, bunu düzeltmekle bana olan saygısını göstermesi gerekirdi. Düzeltmediğine göre bir şeyler var. Ben de gerekli şekilde cevabını verdim. Böyle bir şey olamaz, bana yol gösterecek insanların müzikalitelerinin benden çok üstün olması lazım ki bana yol göstersinler. Ki benim hocalarım dışında bana kim yol gösterebilir ki?” diye konuştu.

    Bu sırada Gülben Ergen’in twitter’da yazdıkları hatırlatıldığında Ersoy, iyice sinirlendi, Ersoy yazıları çok avam bulduğunu belirterek “İyi ki bu tarz şeylere dahil olmuyorum. Çünkü hiç sevmem. Tarzım değildir” yorumunu yaptı. Ersoy, kendisine sorulan “Ergen’i aradınız mı?” sorusunu da, “Onlar anında yaşayıp anında yazıyorlar. Tuvalete girseler tuvalete girdim diye yazıyorlar. Fevri hareket etmeyelim dedim. Gülben’i arayalım dedim. Her zaman anında telefonu açan Ergen telefonunu telesekretere almış. Üç kez aradım, telesekreter çıktı, duvarlarla mı konuşacaktım?” diye cevap verdi.

    “KİMSEYE REPERTUVAR YAPACAK VAKTİM YOK”

    Canlı yayın esnasında tartışmayı ekrandan takip eden Ergen ise twitter sayfasından “Hey, görüntülü ya da sesli röportaj izleyen, duyan, gören var mı? Yoo, e havadan aslı olmayan şeye atlamak cevap vermek olur mu? Olurmuş! Sebep? Arayıp bağlanmamı elbette isterler, ben de olsam beni isterdim. Ama dışardayım,işimi yapmaktayım, kimseye repertuar yapacak vaktim de yok. Hay Allah, ekranda Sacit Aslan, Bülent Ersoy, İdil Çeliker beni konuşuyorlarmış. Bense yayınımı yaptım, diğer işlerimi yapmaya devam ediyorum” notu düştü. Ergen’in Ersoy hakkında yazdığı repertuar yorumu notunu sanatçının sert tepkisi üzerine daha sonra twitter’dan sildiği öğrenildi

  • Adet Öncesi Sendrom
    Yazar turkoglu Tarih Nisan 26th, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Cinsel Sohbet

    Her ayın belli günlerinde işgücü kaybına ve yaşam kalitesinin bozulmasına neden olan adet ağrıları; diğer adıyla Premenstrual Sendrom, birçok kadının ortak sorunu.
    Hem fiziksel hem de psikolojik olarak kendini gösteren PMS’nin 150 farklı çeşidi bulunuyor.

    Premenstrual Sendrom, kadınlarda adetin ikinci yarısında fiziksel ve davranışsal belirtilerle kendini gösteren, hafif ve orta şiddette ağrılara verilen isim. Bu hastalık kadınların hem iş hem de kişisel ilişkilerini çok ciddi bir şekilde etkiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Operatör Dr. Mete Bostancı, kadınların yaşam kalitelerini etkileyen bu hastalıkla ilgili merak edilenleri anlattı.

    Op. Dr. Mete Bostancı, PMS’nin sıklığı ile ilgili farklı çalışmalar olmasına rağmen, bu sendromun genellikle adet gören kadınların %30 – %80’inde görüldüğünü belirtti. Başlangıç yaşı 26 olan sendromdan, doğum yapmamış kadınların daha fazla etkilendiklerini de sözlerine ekledi.

    PMS’nin çok sayıda bedensel ve ruhsal şikayete de yol açtığını belirten Op. Dr. Mete Bostancı, en sık karşılaşılan şikâyetlerin karında şişkinlik, göğüslerde gerginlik ve baş ağrısı olduğunu ekledi. Op. Dr. Mete Bostancı “Ayrıca, kilo artışı hissi, sıvı tutulumu, iştahta artış, ciltte sivilcelerin ortaya çıkması gibi değişiklikler ile barsak hareketlerinde de değişimler görülebiliyor. Psikolojik şikâyetler ise halsizlikten duyarlılık artışına, gerginlikten anksiyeteye, kadar farklılık gösterebiliyor” dedi.

    PMS’nin çok daha ağır seyreden formunun ise Premenstrual Disforik Hastalık (PMDD) olarak tanımlandığını belirten Op. Dr. Mete Bostancı, PMDD gibi ciddi semptomların ise 18 – 48 yaşlar arasında ve kadınların %3 – %8’inde görüldüğünü sözlerine ekledi.

    Tedavide karbonhidrat alımını artıran ve düşük yağlı vejetaryen diyetlerin, günlük kalsiyum alımı, B6 kullanımının denenebildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mete Bostancı; “Hastaları genel sağlık nedenleri de düşünülerek, haftada 2 – 3 kez egzersiz yapmaları konusunda uyarıyoruz. İlaç tedavileri ise hastanın şikayetlerine göre değişiyor. İdrar söktürücüler düşük dozlarda ve potasyum tutucu nitelikte seçiliyor. Hastaların öyküsünde psikiyatrik bozukluklar varsa psikoterapi de tedavi yöntemi olarak denenebiliyor. Ancak PMS için en etkili tedavi, depresyonu önleyen antidepresan ilaçlarla gerçekleşiyor” dedi.

  • Mynet Sohbet – Altın Çileğin Zayıflatma Mucizesi..
    Yazar turkoglu Tarih Nisan 26th, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Altın Çilek meyvesi içeriğinde lifler barındırdığından tok tutucu özelliğe sahiptir. Bu özelliği sayesinde diyabet ve kilo problemi olan kişilerde ön plana çıkmıştır. Aynı zamanda Altın Çilek tansiyonu dengeler ve sindirimi düzenler. Altın Çilek meyve ekstrasından üretilen Altın Çilek Zayıflama Hapı içinde yeni formülize edilmiş ekstratlar sayesinde Altın Çilek meyvesinin etkisinden %30 daha fazla etkili duruma getirilmiştir. Sadece 1 kutu Altın Çilek hapı kullanan bir kişi günde 400 kalori(cal) yakar. Bu 400 kalori(cal) her gün 30 dk yürümeye bedeldir.

    Altın Çilek Kapsül’ü doğal olan özel içeriği sayesinde fazla kilo probleminin neden olduğu şikayetlerin ortadan kaldırılmasına yardımcı olur.

    Altın Çilek Kapsül’ü kilo verme süreci içersinde sağlığınızı bozmadan dengeyi yitirmeden kilo verimi sağlamaktadır.

    Altın Çilek Kapsül’ü zayıflamanın yanı sıra bir çok faydası bulunan Altın Çilek Meyvesinin özünden imal edilmiştir.

    Altın Çilek Kilo alımını engelleme ve güçlü bir antioksidan olma yönünden de size fayda sağlayacak bir üründür. Ayrıca Altın Çilek risk altında olan kişilerde kilo artışını önlemeye yardımcı olan bitkisel karışımdır. İçeriğinde bulunan vitamin ve mineraller sayesinde Özel olarak geliştirilen Altın Çilek KAPSÜLLERİ Formülü ile size kilo verdirirken sağlığınızı da korur.

    • Dünya da en fazla lif içeren meyvelerdendir.

    • Şeker oranınızı dengeleyerek iştahınızı bastırır.

    • Hızlı bir şekilde Yağ yakma işlemini gerçekleştirir.

    • Yakılan yağların vücuttan atılmasını sağlar.

    • Yağlarınızın enerjiye dönüşmesini sağlar.

    • İçerdiği vitamin ve mineraller sayesinde sağlığınızı da korur.

    • Diyabet hastalığına iyi gelmektedir.

    • Bağırsak sisteminin parazitleri yok ederek düzene sokar.

    • Görme duyusunu güçlendirme özelliğine sahiptir.

    • Önemli bir antioksidandır.

    Acikma hissini azaltarak daha uzun süre tokluk hissi saglar.

    Kan dolaşımını hızlandırıyor. İçerisindeki beta-karoten sayesinde yaşlanmayı geciktiriyor. Bol miktarda kalsiyum olmasından dolayı kemik yapısının gelişimine faydalı bir bitkidir. Diyet yapanlar için yoğun lifli yapısından dolayı yemek yeme hissini en aza indirme özelliği var. Gut hastalığı ve şeker hastalığına da faydalıdır.

  • Mynet Sohbet – Tanrı parçacığı’ bulundu mu?
    Yazar turkoglu Tarih Nisan 26th, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Mynet Sohbet

    CERN’de gerçekleşitirilen deneyde bilim insanlarının ‘Tanrı parçacığı’ olarak bilinen atomaltı parçacığı tespit ettikleri iddia edildi.

    Yüzyılın en büyük deneyi olarak kabul edilen ve kozmosun sırlarını çözmek için yürütülen Büyük Patlama deneyinde çalışan bilim adamlarının parçacıklara kütlelerini verdiği düşünülen ve uzun bir süredir arayışlarını sürdürdükleri “Higgs Boson” adı verilen atomaltı parçacığı tespit ettikleri iddia edildi.

    Live Science dergisinin bildirdiğine göre, bilim çevreleri tarafından sabırsızlıkla beklenen keşfin yapıldığı iddiaları, İsviçre’nin Cenevre kenti yakınlarındaki kilometrelerce uzunluktaki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda (BHÇ) deneyi yapan fizikçilerin aralarında yaptıkları yazışmalarda dile getirildi.

    Columbia Üniversitesi’nden matematikçi Peter Woit’in bloguna anonim bir yorumcunun bir not yazmasıyla başlayan yazışmaların ardından sızan bir notta, BHÇ’nin Atlas adlı parçacık tespit deneyinde, Higgs parçacığının izlerinin bulunmuş olabileceği belirtildi. Blogdaki notta, işaretin, Higgs’e ait olduğu tahmin edilen kütle ve diğer özellikler bakımından tutarlı olduğu da kaydedildi. Bazı fizikçiler notun şarlatanlık olduğunu söylerken, bir kısım bilim insanı da bu işaretin başka bir parçacığın kanıtı olabileceğini düşünüyor. Deneyde görev yapan bilim insanlarının uzun süredir keşfi beklenen parçacığı henüz bulamadıkları belirtilmişti.

    14 milyar yıl önce evrenin doğumuna yol açtığına inanılan Büyük Patlama ortamını yaratmayı amaçlayan 10 milyar dolar tutarındaki deney sırasında tünel boyunca ayrı yönlerde iki proton hüzmesi veriliyor. Işın demetleri ayrı istikametlerde, ışık hızına yakın bir süratle halka şeklindeki tünelde yol alıyor. Proton ışınlarının birbiriyle büyük bir enerjiyle çarpışmasının ardından bilim adamları, kozmosun doğasını kavramaya yarayacak yeni parçacıklar görmeyi umuyor. Bir mikro saniye sürecek çarpışmada, temel element parçacıkları, atom çekirdeklerini oluşturmak için birleşmeye başlamadan önceki Büyük Patlama anındaki koşulların oluşturulması öngörülüyor. Bilim adamları, çarpışma sırasında özellikle teorik fizikteki kütle mantığının temelini oluşturan veya kara maddenin neden yapıldığını anlamaya yarayacak Higgs parçacığı (Tanrı parçacığı) diye adlandırılan parçacıkların varlığının kanıtlarını görmeyi umuyor.

  • Sen misin Türkiye’yi öven!
    Yazar turkoglu Tarih Nisan 20th, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Yunanistan Başbakan Yardımcısı’nın geçtiğimiz günlerde Türkiye’yi öven sözler söylemesi ülkede tepkiyle karşılandı.
    Yunanistan Başbakan Yardımcısı Teodoros Pangalos’un “Hürriyet”e açıklamaları için Atina’da büyük gürültü koptu. Basın, “Pangalos, istifa et, çalışkan Türkiye’ye git” diye yazdı. Ana muhalefetteki Yeni Demokrasi (ND) Partisi açıklamasında, Pangalos’un kontrolden çıktığını ve tehlikeli hale geldiğini öne sürdü.

    Ne demişti?

    Açıklamada “Daha önce devlet memurlarına “beceriksiz”, Yunan Silahlı Kuvvetleri subaylarına da “üretken değiller” diyen Pangalos, Türkiye’ye gitti ve Yunanlılara topluca hakaret etti. Pangalos “Türkler çalışırken biz tembellik yaptık” diyerek hepimizi tembel olarak niteledi” denildi. ND açıklamasında “Bu kadarla da kalmayan Pangalos, Yunan ekonomisi çok kritik bir durumda iken “Bizim bankalar başarısız. Türk bankalarını örnek almalıdırlar” diyerek Yunan bankacılık sistemine saldırdı” ifadesi kullanıldı.

    Pangalos’un basın bürosundan yapılan açıklamada ise “Patrik Bartolomeos’u ziyareti esnasında Başbakan Yardımcısı Pangalos’un basın mensuplarıyla hiçbir teması olmadı. ND’nin açıklamasında belirtilen ya da başka bir içerikle hiçbir demeç vermedi, hiçbir açıklama yapmadı” denildi.

    Basın ne dedi

    Elefteros Tipos: Pangalos’un açıklamalarını manşet yapan gazete, “Pangalos’tan İstanbul’da inanılmaz açıklama. Tüm Yunanlılara küfür ediyor” dedi. Gazete başyazısında “Pangalos istifa etmeli veya evine ya da çalışkan Türkiye’ye gitmelidir. Aksi takdirde Başbakan Papandreu’nun görevi Pangalos’u kabineden uzaklaştırmaktır” dendi.

  • Mehmet Ali Erbil, bu kez de manken Ebru Şancı’ya söyledikleriyle tartışma yaratacak
    Yazar turkoglu Tarih Nisan 20th, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Geçtiğimiz günlerde seyircilerine canlı yayında yedirdiği salamlar ile eleştirilerin hedefi olan Mehmet Ali Erbil, bu kez de manken Ebru Şancı’ya söyledikleriyle tartışma yaratacak. Mali, programına konuk olarak gelen Ebru Şancı’ya “Kayısını yerim” deyince yine herkesi şaşırttı.

    Muzip şakaları ile zaman zaman tepki çeken ünlü shovman Mehmet Ali Erbil, TNT ekranlarına yayınlanan “Açıl Susam Açıl” isimli yarışma programına, Kaddafi’nin gelini olarak da bilinen Ebru Şancı’yı konuk etti.
    Erbil’in diğer konuğu Selahattin Alpay, Ebru Şancı’nın Malatyalı olduğunu söyleyince muzip sunucu Mehmet Ali Erbil, yine bombayı patlattı “senin kayısını yerim..” Bu sözler üzerine yarışmayı izleyenler hayretler içerisinde kaldı ve stüdyoda gülüşmeler meydana geldi.

    Mynet Sohbet

  • Demi Moore Los Angeles’ta paparazzilere böyle yakalandı
    Yazar turkoglu Tarih Nisan 20th, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Ünlü oyuncu Demi Moore, sütyen takmayı unutunca paparazziler bu fırsatı kaçırmadı ve flaşlar ardı ardına patladı. Hollywood’daki işlerinden çok twitter’daki popülaritesiyle adından söz ettiren Demi Moore, daha önce verdiği bir röportajda sutyen takmayı sevmediğini ve kendini rahat hissetmekten hoşlandığını açıklamıştı.

  • İspanya Burak Yılmaz’ı konuşuyor!
    Yazar turkoglu Tarih Nisan 17th, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Trabzonspor’un golcüsü Burak Yılmaz müthiş performansıyla Avrupa’nın kapılarını araladı. İspanyol basını, Sevilla ile Espanyol’un, genç yıldızı renklerine bağlamak için harekete geçtiğini ileri sürdü.

    Milliyet’in haberine göre; Trabzonspor’da bu sezon çok başarılı maçlar çıkaran ve attığı gollerle takımın liderlik koltuğunda oturmasında baş rolü oynayan Burak’ın performansı La Liga ekiplerinden Sevilla ve Espanyol’un da dikkatini çekti. İspanyol basını, Sevilla’da Kanoute’nin varisinin Burak olacağını ileri sürerken, genç yıldızın önümüzdeki sezon La Liga’da forma giyebileceğini belirtti.

    Malili golcü Kanoute’nin sezon sonunda takımdan ayrılacağına dikkat çeken Diario Sevilla Gazetesi, Avrupa’da golcü arayışına giren Sevilla’nın Burak’da karar kıldığını ileri sürdü. Burak’ın özellikle fizik yapısını ön plana çıkaran bir yazı kaleme alan İspanyol Gazeteci Juan Navarro ise “Burak 1.88 boyu ve 81 kilo ağırlığı ile tam bir savaşçı” ifadelerini kullanırken, Trabzonsporlu oyuncunun Türkiye’deki günlerinin artık sayılı olduğunu belirtti.

    Burak Yılmaz’a bir talip de Katalanlar’ın ikinci takımı Espanyol’dan geldi. Espanyol’un da Burak’ın menajeri ile temasa girdiğini ve bilgiler topladığını savunan Sport Gazetesi, Trabzonspor’un bu oyuncu için belirleyeceği bonservis ücretinin öğrenilmeye çalışıldığı ifade edildi.

    mailfacebooktwitterfriendfeeddigergooglediggdelicoslinkedintechnorati
    Yorumlar(48 yorum)En yenilerEn eskilerEn beğenilenler600Gönderpaylaş:yorumuma cevap yazılabilirsavas00
    9 saat önceBeğenBeğenme
    Burak bu sene çok iyi ama bunda %70 pay bence Şenol hocanın.Bence yerinden kıpırdanmasın.Kaybolur gider yoksa..

    ihbar etyoruma cevap verempaty20
    11 saat önceBeğenBeğenme
    Burada Burak’la ilgili olumsuz eleştiri yazan her arkadaşımın kuyruk acılarının olduğu apaçık ortada :) Hadi geçmiş olsun..

    ihbar etyoruma cevap verj.baroni
    10 saat önceBeğenBeğenme
    haahhaahahhah sana katiliyorum kardes.ah bu fenerliler ahh..burak avrupaya gitsin hepiniz rahat bir nefes alirsiniz..gaz vermeyin cocuga:)bu sene gitmezde 2o12 de gider..bir sezon daha koyrugunuz iyilesmicek.demi kardes:)

    ihbar etmavimarmara31mayis2010
    15 saat önceBeğenBeğenme
    hemen de basın noktayı koymuş. neymiş burak Türkiye den kesin ayrılacakmış. Trabzon şampiyon olduğunda şampiyonlar liginde oynayacağına göre bir futbolcu ne yapar? seviilla mı trabzon mu? bu arada burak trabzon un sözleşmeli oyuncusu, kim kimi alıyor hemen, istanbul medyası iş başında…..

    ihbar etyoruma cevap vergoz_yasi59
    16 saat önceBeğenBeğenme
    Bu Adamdan Futbolçu Olmaz Şansa Pansa Gidiyo İşte

    ihbar etyoruma cevap verbombastiq61
    7 saat önceBeğenBeğenme
    sen heralde tekirdağ rakısıyla şarhoş oldun awanak şansa anan babanada wermez

    ihbar etadiniunutma
    16 saat önceBeğenBeğenme
    adamı eleştirenler o kadar çok ki. sahada 90 dakka gezinen adamlar yıldız olur. Sakat sakat kendini parçalarcasına oynayan adam,hemde katkı yaparak oynayan adam kötü oyuncu olur. Adı buraqhinho olsa yere göğe sığdıramazdınız demi? İlla yabancımı olacak.

    ihbar etyoruma cevap verİlk«12345678910»SonBu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.

    Sağlığınızı Bozmadan Zayıflayın

    Ücretsiz İngilizce kelime öğrenme programı için tıklayınız…
    Diğer Sporlar
    ‘Gerrard da etek giysin’
    Liverpool fanatiği olan ve yeni formasıyla… Motor Sporları
    Vettel hat-trick yaptı!
    Formula 1′de sezonun ilk 2 yarışına ilk sı… Basketbol
    Aslan’dan 33 sayı fark!
    Beko Basketbol Ligi 26. hafta maçında Gala… Futbol
    Fenerbahçe 94′te güldü!
    Spor Toto Süper Lig’in 29. hafta maçında F… Kişisel Sağlık Ürünleri
    en çok okunan haberler
    Rijkaard, İngiliz devine gidiyor!Fenerbahçe 94′te güldü!Fenerbahçe’de şok ayrılık!’Türkiye’de 2 takıma gidebilirim’Kadıköy’ü inleten çığlık!İspanya Burak Yılmaz’ı konuşuyor!Fenerbahçe yine yalanladı!Guti’den Mesut Özil’e ilginç yorum!El Clasico öncesi Mourinho krizi!Trabzonspor’dan uyarı! galeriler
    MP Antalyaspor – Galatasaray Bursaspor – MP Antalyaspor Eskişehirspor – Fenerbahçe Galatasaray-Trabzonspor Kasımpaşa – Beşiktaş Beşiktaş-Gençlerbirliği

  • Toyota 10 gün üretime ara verdi
    Yazar turkoglu Tarih Nisan 14th, 2011 | Yorum Yok Yorum var


    JAPONYA’yı vuran Richter ölçeğine göre 9 büyüklüğündeki deprem ve tsunaminin yanı sıra nükleer santraldaki sızıntı nedeniyle Toyota, Avrupa’daki fabrikalarıyla birlikte Adapazarı Otomobil Fabrikası’nda 21 Nisan–2 Mayıs tarihleri arasında üretime 10 gün ara vereceğini açıkladı.

    Toyota’dan yapılan açıklamada, 11 Mart 2011 tarihinde Japonya’da meydana gelen büyük deprem felaketinden sonra ortaya çıkan parça temin sorunları nedeniyle İngiltere, Fransa, Polonya ve Türkiye’deki üretim merkezinde Nisan ayı sonu ve Mayıs ayı başı itibarıyla üretim yapmama kararı aldığı belirtildi. Toyota Türkiye Genel Müdür ve CEO’su Orhan Özer şunları söyledi:

    “Toyota Avrupa’nın kararı doğrultusunda 21 Nisan-2 Mayıs tarih aralığında fabrikamızda üretim yapılmayacaktır. Parçalarımızın büyük çoğunluğu Türkiye ve Avrupa’dan tedarik edilmekle birlikte, Japonya’dan temin ettiğimiz kısıtlı sayıda da olsa bazı parçalarda tedarik açığı yaşanmaktadır. Parça tedarik süreci şirketimiz ve Toyota Avrupa tarafından hassasiyetle takip edilmeye devam edilecektir. Durumun normale dönmesi amacıyla, öncelikle Japonya’daki parça tedarik zincirinin mümkün olan en kısa zamanda düzenli olarak çalışmaya başlaması için gereken çalışmalar yapılmaktadır. Bu dönem sonrasında gerek Toyota Türkiye gerekse Avrupa’da diğer fabrikalarımızın bütün gayretleriyle çalışarak yıl başında planladıkları üretim rakamlarını gerçekleştireceklerine inanıyorum.”

    Toyota’nın Japonya’daki fabrikalarında 18 Nisan tarihi itibarıyla yüzde 50 kapasite ile üretime başlanacağı bildirilirken, ‘Verso’ ve ‘Auris’ modellerini Sakarya’daki fabrikasında üreten Toyota Türkiye’nin 2011 yıl sonu üretim hedefinin 95 bin araç olduğu vurgulandı. Toyota’nın Adapazarı’ndaki otomobil fabrikasında 2 bin 600 isçi çalışıyor. Bu sayı, yan sanayi ile birlikte 6 bini buluyor.

  • Hocaların Hocası’ndan Bilimsel Gerçeklerle Kilo Vermenin ABC’si
    Yazar turkoglu Tarih Nisan 12th, 2011 | Yorum Yok Yorum var

    Farklı beslenme ve diyet uzmanlarından yıllardır ‘az az ve sık sık yiyin’ nasihati dinliyoruz. Bu ‘uzmanlar’ çoğunlukla Amerika’dan ‘ithal’ ettikleri diyetlerin virgülüne dokunmadan Türk insanına sunuyorlar. Sonuçsa hüsran oluyor! Diyet reçetelerini uyguluyor, diyet ürünler yemeye özen gösteriyor, hatta çoğu zaman aç kalıyoruz. Tüm çabalarımızın sonunda bir miktar kilo veriyor ama fazlası ile geri alıyoruz. Mucize olarak önümüze sunulan diyetlerin balonu kısa sürede patlıyor, yerine bir yenisi geliyor. Ancak ne enteresandır ki, diyet konusu yaz kış demeden hep gündemde kalıyor; halkımız da zayıflayacağına giderek şişmanlıyor.

    Ülkemizdeki en büyük sağlık sorunlarından biri aşırı şişmanlık ve obezite. Bu sorunların sebep olduğu hastalıklar ise karaciğer yağlanması ile başlayıp, diyabet, hipertansiyon, kalp krizi, felç, inme, Alzheimer, erken bunama, kronik artritler, bel ağrıları, fibromiyosit, polikistik meme hastalığı, erken adet görme, polikistik over sendromu ile devam ediyor ve kanserle son buluyor!

    Peki, bu hastalıkların hiçbirinin genetik olmadığını ve önlenebilir hastalıklar olduğunu biliyor muydunuz? Tüm bu hastalıklardan korunmanın, sağlıklı bir şekilde zayıflayarak, daima zayıf, dinç, enerjik ve mutlu yaşamın aslında ilkokuldaki ABC harflerini çözmek kadar kolay olduğunu söylesek kulaklarınıza inanır mısınız?

    Kolesterolün aslında mutluluk hormonu, stres hormonu ve seks hormonlarının besin kaynağı, yani insan hayatı için ‘can simidi’ olduğunu söylesek dünyanız tersine dönmez değil mi?
    Ya tereyağlı pastırmalı yumurtayı özgürce yiyebilirsiniz desek, kuruyemişler kilo aldırmıyor aksine kilo verdiriyor desek? Aslında yağ depolamanın asıl kaynağı yıllardır bize öğretilen bu yanlışlar desek hayrete düşmezsiniz değil mi?

    Prof. Dr. M. Canan Efendigil Karatay, mesleğe 50 yılını vermiş değerli bir hekim. 4 farklı kıtada hekimlik yaptı, gezdi, gördü, farklı ülkelerin beslenme alışkanlıklarını gözlemledi. Sonuçta Türk insanı için ‘en uygun’, ‘en iyi sonuç’ veren diyeti geliştirdi. Bu diyete de kendi adını verdi. Türkiye’de birçok alanda ilklere imza atarak binlerce hastanın hayatını kurtarmış ‘Hocaların Hocası’ Prof. Karatay’ın Hayykitap’tan yayınlanan Karatay Diyeti kitabı, işte bu 50 yılın kazandırdığı bilimsel deneyimin bir sonucu. Prof. Karatay, bu diyetin eksiksiz uygulanması durumunda başarı şansının yüzde 100′e yakın olduğunu vurguluyor. Kitabında hem zayıflama konusunda doğru bilinen yanlışları anlatıyor hem de yukarıda saydığımız kronik hastalıklardan korunmanın basit formülünü bize açıklıyor.

    Yıllardır yasaklanan, kokusunu özlediğimiz sağlıklı gıdalarımızı da (kırmızı et, balık, süt, peynir, yoğurt, tereyağı, yumurta, pastırma, kuru fasulye ve turşu, sebze ve meyve, kuruyemişler) bilimsel gerçeklerle serbest bırakıyor.

    Bu kitap, klasik bir diyet kitabı değil. ’1 kibrit kutusu peynir’, ‘ ‘iki yemek kaşığı fasülye’ gibi anlamsız ölçülerle insanları strese sokmuyor. Karatay Diyeti bir yaşam biçimi. Yıllardır pazarlanan beslenme balonlarını patlatıyor, doğru beslenmenin ne demek olduğunu anlatıyor.
    Beslenme ile hücresel/hormonal fonksiyon bozuklukları arasındaki yakın ilişkiye odaklanan Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay, kilo vermenin ABC’sini öğretiyor, hiç zorlanmadan zayıflamanın ve zayıf kalmanın sırrını açıklıyor.

    Eğer kilo vermek ve verdiğiniz kiloda kalmak istiyorsanız; kilo verirken halsizlik, bitkinlik, isteksizlik ve yorgunluk hissetmeden, mutlu ve enerjik bir şekilde yaşamayı arzuluyorsanız; unutkanlık şikâyetlerinden kurtulmayı, düşüncelerinizin berraklaşmasını ve yaptığınız işe kolaylıkla konsantre olmayı hedefliyorsanız, Prof. Karatay’ın yazdığı bu kitap tam size göre.

    Karatay Diyeti ile doğru bildiğiniz yanlışları düzelteceksiniz. Kilo verirken, sabahları dinç ve dinlenmiş olarak uyanacak, güne sevinç içinde başlayacaksınız. Bütün gününüzü de acıkmayarak, tatlılara saldırmayarak, enerji dolu geçireceksiniz. Bağışıklık sisteminizi güçlendirecek ve dolayısıyla sık sık hastalanmayacaksınız!

    Kitabın Bölümleri

    1. Karatay DİYETİ İLE GENÇ KAL UZUN YAŞA…
    2. NEDEN SPOR YAPMADAN SAĞLIKLI YAŞANMAZ?
    3. BÜTÜN YAĞLAR ZARARLI MI?
    4. HER GÜN İKİ YUMURTA
    5. KOLESTEROL TERÖRÜ
    6. KIRMIZI ET SAĞLIKLIDIR
    7. FINDIK, FISTIK ÇITIR ÇITIR, HEM KAN YAPAR, HEM ISITIR
    8. EFSANE DİYETLER
    9. BİR HAFTALIK ÖRNEK MÖNÜ
    10. PRATİK YEMEK TARİFLERİ
    11. Karatay DİYETİ’NİN ÖZETİ
    12. Karatay DİYETİ’Nİ UYGULAYANLAR NE DİYOR?

    Prof. Dr. M. Canan Efendigil Karatay kimdir?

    1943 yılında Elazığ’da doğdu. 1961 yılında Üsküdar Amerikan Kız Lisesi’nden,
    1967 yılında da İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu.
    1972 yılında İstanbul Üniversitesi Tedavi Kliniği’nde iç hastalıkları uzmanlık eğitimini tamamladıktan sonra, İngiliz hükümeti bursu ile Liverpool Regional Cardiac Center’da kardiyoloji alanında uzmanlık eğitimine başladı. 1974-1976 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Tedavi Kliniği’nde baş asistan olarak çalıştı.
    Bu sırada Türkiye’de bir kardiyolog olarak (cerrahi yardım almaksızın) bir ilki gerçekleştirdi. Kalıcı ve geçici kalp pili implantasyonu tekniğini başarıyla uyguladı. Koroner Yoğun Bakım’da ‘Vena Subklavya Ponksiyon’ tekniğini yerleştirdi.
    1976-1978 yılları arasında, Güney Afrika Cape Town Üniversitesi Groote Schuur Hastanesi’nde, dünyada ilk kez kalp nakli ameliyatını gerçekleştirmiş olan Christian Barnarnd’ın ekibinde çalışarak, doçentlik tezini kalp nakli yapılmış olan hastalar üzerinde gerçekleştirdi ve 1979 yılında doçent oldu.
    İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü’nde, Cape Town’da eğitimini görmüş olduğu (şu anda ülkemizde yaygın bir şekilde uygulanmakta olan) ‘femoral arter’ yolu kullanılarak yapılan koroner anjiyografi tekniğini (Judgkin tekniği) yine ilk kez ülkemizde uyguladı ve bu uygulamayı ülkemize yerleştirdi. 1987-1995 yılları arasında State University of New York Health Science’de kalp hastalıkları alanlarında araştırmalar yaptı.
    1995-1997 yılları arasında Gaziantep ve İstanbul’daki birçok özel hastanede, ‘koroner yoğun bakım’ ve ‘koroner anjiyografi laboratuvarları’nı kurdu.
    1997-2002 yılları arasında Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2002-2006 yılları arasında da Kadir Has Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yaptı.
    2006-2010 yılları arasında Türkiye’de ilk ve tek sağlık üniversitesi olan İstanbul Bilim Üniversitesi’nde rektörlük yaptı. Halen İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Ana Bilim Dalları’nda öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.
    M. Canan Efendigil Karatay, Ali Başak Karatay ile evlidir ve çiftin Mehmet
    Rahmi Karatay adında bir oğulları bulunmaktadır.

Advertisement

Mynet Sohbet Chat Mynet Sohbet Chat Odaları