BBC’nin terör uzmanı Ahmet Reşit’e göre, bin Ladin’in öldürülmesi örgüte darbe vuracak ancak merkezi olmayan yapısı el Kaide’nin çeşitli hedeflere saldırı düzenlemesini mümkün kılıyor.
Ahmet Reşit – BBC
Amerika Birleşik Devletleri ve Batı’nın çeşitli yerlerinde kutlamalar devam ederken, başkentler kendilerini Usame bin Ladin’in öldürülmesinin sonuçlarına hazırlıyor.
Yüzlerce cihad yanlısı, bin Ladin’in yasını tutuyor olacak ve ABD – Pakistan özel birlikleri tarafından Abuttabad’da öldürülmesinin intikamını almak isteyecek.
Bin Ladin’in ölümünün el Kaide’ye vurulmuş büyük bir darbe olduğuna şüphe yok.
Ancak örgüt son üç yılda, merkezi bir hiyerarşiden çok daha gevşek ve şekilsiz bir yapıya evrildi.
Bayilik işleyişi
El Kaide’nin bugünkü felsefesi ise, bir adam, bir bomba. Etkisini göstermek için bir 11 Eylül’e daha ihtiyacı yok.
New York şehrinin Times meydanına ya da kentin metrosuna konan bomba, ki ikisi de son yıllarda yapılan girişimler, el Kaide’nin hayatta olduğunun bir hayli büyük göstergeleri.
El Kaide uzun yıllardır bayilik usulüyle işliyor.
Herkes bir yere bomba koyarak örgüte katılabilir. Neredeyse herkes Pakistan ve Afganistan’a gelip el Kaide’nin kilit müttefikleri Pakistan Talibanı ya da Cellalettin Hakkani önderliğindeki Afgan gruptan eğitim alabiliyor.
Pakistan’ın çeşitli kentlerinde gerçekleştirilen saldırıları yöneten Leşker-i Tayyibe, geçmişte Keşmir’de savaşmış ve şimdi el Kaide’ye yardımcı olan bir örgüt.
11 Eylül sonrasında üst düzey el Kaide üyelerinin saklanmasına yardımcı oldu, bin Ladin’i gizlemekte de önemli bir rol oynamış olabilirler.
Pakistan, Afganistan’da faaliyet gösteren Hakkani gibi el Kaide müttefiklerinin peşinden gitmek istemedi.
Leşker-i Tayyibe gibi müttefikler de Pakistan istihbaratıyla ilişki içerisinde çünkü ana hedefleri, Keşmir ve Hindistan.
Dolayısıyla, tehdit ortadan kalkmış değil.
Avrupa’daki hücreler uyanabilir
11 Eylül öncesinde, saldırıları düzenleyen Hamburg birimi hariç, Avrupa’da bilinen el Kaide hücresi yoktu.
Ancak bugün her Avrupa ülkesinde konuşlanmış bir el Kaide hücresi mevcut. Avrupa pasaportu taşıyan yüzlerce Müslüman eğitim için Pakistan’ın aşiretlerin kontrolü altındaki bölgelerine gittikten sonra Avrupa’ya geri döndü.
Geçen hafta kamusal alanlarda bombalı saldırı düzenlemeyi planladıkları için üç Faslı, Almanya’da tutuklanmıştı.
Tutuklamalar sonrasında yaptıkları açıklamada, Alman yetkililer 200′ün üstüne Alman vatandaşının Pakistan’ın bu bölgelerinde eğitim aldığını ve çoğunun Almanya’ya geri döndüğünü kabul etti.
Aynı durum İngiltere, İskandinavya, Fransa, İspanya ve İtalya için de geçerli.
ABD ve Avrupa’da metro ve tren istasyonlarına intihar saldırısı düzenlenmesi endişesi arttı.
Uçak kaçırmalarından ve Orta doğu’daki Batılı hedeflerin ve elçiliklerin bombalanmasından da korkuluyor.
Amatör bir saldırganın gerçekleştireceği bir süpermarket saldırısı da olasılık dahilinde.
Ve tabi başka saldırılar da.
Saldırıların bazıları, kendilerini uzun süre önce cihada adamış, batı toplumlarının arasında yaşayan ve bu gelişme karşısında eyleme geçip, yıllardır yaptıkları planları hayata geçirecek kişiler tarafından gerçekleştirilebilir.
Bireysel hareket eden bu saldırganlar, daha önce Amerika’da da ortaya çıkmış, çoğunlukla da son anda kanun uygulayıcıları tarafından durdurulmuşlardı.
Güney Asya da tehlikede
Afganistan, Pakistan ve Hindistan ise daha organize saldırı tehlikesiyle karşı karşıya.
Afganistan’da Hakkani’nin liderliğindeki grup gibi, kendini cihada adamış örgütler arasında el Kaide’nin etkisi büyük.
Pakistan da saldırılara son derece açık. Pakistan yetkililerinin sürekli inkar ettiğinin aksine, el Kaide yakın zamana kadar Pakistan’da konuşlanmıştı.
El Kaide ve Pakistan’daki oluşumları bin Ladin anısına ülkede bombalı saldırı düzenlemek isteyecektir. Bu da iktidar açığı ve ekonomik kriz ile karşı karşıya olan ülkede gerilimi artıracaktır.
Son olarak, el Kaide ve müttefikleri, Hindistan’da yeni bir saldırı düzenleyip, ülkenin Pakistan’la arasını açmak isteyebilirler.
Böyle bir saldırı, dikkati Pakistan’daki el Kaide üyelerinden başka bir yöne çekmeyi hedefleyecektir.
Süregelen Arap ayaklanmaları nedeniyle, Orta doğu’da da el Kaide’nin yararlanabileceği büyük bir boşluk var.
Tunus, Mısır, Suriye ve Körfez ülkelerinde yükselen yeni nesil liderler arasında güç kazanmak isteyen el Kaide için Orta doğu birincil hedef olmaya devam ediyor.
Ancak bin Ladin’in ölümü bu işi zorlaştırıyor.
» Dünya
-
El Kaide şimdi ne yapacak?
-
New York’ta sokakta infaz
ABD’nin New York kentinde, sokak ortasında işlenen cinayet, saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı.
New York’un Brooklyn semtinde, Trevonne Winn adlı 24 yaşındaki gencin uğradığı silahlı saldırı, saniye saniye kameralara yansıdı.Dayısının işlettiği lokantanın önünde cep telefonuyla konuşmakta olan Winn, kaldırımın öteki ucunda, bisikletlere bakıyormuş gibi yapan kimliği henüz belirlenemeyen bir kişinin silahlı saldırısına uğradı.
Yol ortasında, güpegündüz meydana gelen olayda, saldırgan, birden Trevonne Winn adlı gencin üzerine yürüyerek iki el ateş etti. O sırada yoldan geçmekte olan yaya bir kişi, silah sesini duyduktan sonra arkasına bakıp, bir şey olmamışçasına yürümeyi sürdürdü. Vücuduna isabet eden kurşunlarla Winn yere yığılıp kaldı.
Silah seslerinin kesilmesinden sonra çevre işyerlerinden çıkan kişiler, yaralı gencin hemen hastaneye götürülmesini sağladı. Winn, hastanede yaşamını yitirirken, olay yerinden koşarak uzaklaşan silahlı saldırgan izini kaybettirdi. Winn’in dayısı Shakeem Muhammed, yeğeninin kimseyle bir sorunu olmadığını, büyük olasılıkla yanlış hedef seçildiğini söyledi. (DHA)
-
Mynet Sohbet – Tanrı parçacığı’ bulundu mu?
CERN’de gerçekleşitirilen deneyde bilim insanlarının ‘Tanrı parçacığı’ olarak bilinen atomaltı parçacığı tespit ettikleri iddia edildi.
Yüzyılın en büyük deneyi olarak kabul edilen ve kozmosun sırlarını çözmek için yürütülen Büyük Patlama deneyinde çalışan bilim adamlarının parçacıklara kütlelerini verdiği düşünülen ve uzun bir süredir arayışlarını sürdürdükleri “Higgs Boson” adı verilen atomaltı parçacığı tespit ettikleri iddia edildi.
Live Science dergisinin bildirdiğine göre, bilim çevreleri tarafından sabırsızlıkla beklenen keşfin yapıldığı iddiaları, İsviçre’nin Cenevre kenti yakınlarındaki kilometrelerce uzunluktaki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda (BHÇ) deneyi yapan fizikçilerin aralarında yaptıkları yazışmalarda dile getirildi.
Columbia Üniversitesi’nden matematikçi Peter Woit’in bloguna anonim bir yorumcunun bir not yazmasıyla başlayan yazışmaların ardından sızan bir notta, BHÇ’nin Atlas adlı parçacık tespit deneyinde, Higgs parçacığının izlerinin bulunmuş olabileceği belirtildi. Blogdaki notta, işaretin, Higgs’e ait olduğu tahmin edilen kütle ve diğer özellikler bakımından tutarlı olduğu da kaydedildi. Bazı fizikçiler notun şarlatanlık olduğunu söylerken, bir kısım bilim insanı da bu işaretin başka bir parçacığın kanıtı olabileceğini düşünüyor. Deneyde görev yapan bilim insanlarının uzun süredir keşfi beklenen parçacığı henüz bulamadıkları belirtilmişti.
14 milyar yıl önce evrenin doğumuna yol açtığına inanılan Büyük Patlama ortamını yaratmayı amaçlayan 10 milyar dolar tutarındaki deney sırasında tünel boyunca ayrı yönlerde iki proton hüzmesi veriliyor. Işın demetleri ayrı istikametlerde, ışık hızına yakın bir süratle halka şeklindeki tünelde yol alıyor. Proton ışınlarının birbiriyle büyük bir enerjiyle çarpışmasının ardından bilim adamları, kozmosun doğasını kavramaya yarayacak yeni parçacıklar görmeyi umuyor. Bir mikro saniye sürecek çarpışmada, temel element parçacıkları, atom çekirdeklerini oluşturmak için birleşmeye başlamadan önceki Büyük Patlama anındaki koşulların oluşturulması öngörülüyor. Bilim adamları, çarpışma sırasında özellikle teorik fizikteki kütle mantığının temelini oluşturan veya kara maddenin neden yapıldığını anlamaya yarayacak Higgs parçacığı (Tanrı parçacığı) diye adlandırılan parçacıkların varlığının kanıtlarını görmeyi umuyor.
-
ABD ve İngiltere Suriye’yi vuracak mı?
ABD’nin ardından İngiltere de vatandaşlarından Suriye’yi terk etmelerini istedi.
ABD ve İngiltere’nin son hamleleri dünya kamuoyunda ‘müdahale geliyor’ yorumlarına neden oldu.Suriye’de isyancılar ve ordu arasındaki çatışma sürerken, tankların da dün sahaya inmesiyle yaşananlar başka bir boyuta taşındı.
Yüzlerce göstericinin askerlerin silahlarından çıkan kurşunlarla öldüğü Suriye’ye uluslararası müdahale sinyali geldi.
Önce ABD hükümeti vatandaşlarından Suriye’den ayrılmalarını istedi. ABD’yi İngiltere izledi.
İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, göstericilerin öldürülmesi karşısında dehşete düştüğünü açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı ise bu sabah Suriye’deki diplomatik personelinin ailelerine ve zorunlu olmayan elçilik personeline bu ülkeyi terk etme talimatı verdi.
Amerikan Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü Tommy Vietor ise üst düzey Suriyeli yöneticileri kapsayan yaptırımın gündemde olduğunu duyurdu.
Bu arada son iki güne damgasını vuran protestoların ardından Suriye’de 100′den fazla gösterici hayatını kaybetti, yüzlerce eylemci de hapse atıldı.
SURİYELİ İKİ MİLLETVEKİLİ İSTİFA ETTİ
Suların durulmadığı Suriye’de Meclis’ten iki istifa haberi geldi. İstifa eden milletvekili Nasır el-Hariri, “Oğullarımı kalleş mermilerden koruyamadığıma göre, artık parlamentoda kalmamın bir anlamı yok. Görevimden ayrıldığımı böylece duyuruyorum” dedi.
GERÇEK MERMİDE KARARLI
Beyrut’ta bulunan BBC muhabiri Owen Bennett-Jones, Suriye hükümetinin sokakları boşaltmak ve asayiş sağlamak için gerçek mermi kullanılmasını kararlaştırmış göründüğünü belirtiyor. Muhabirimiz, Suriye’de birçoklarının açıkça Cumhurbaşkanı Esad yönetiminin sona ermesi çağrısında bulunması yüzünden, hükümetin ayakta kalabilmek için yoğun bir çarpışma içine girdiğini aktarıyor.
Ölümlerin çoğunun ülkenin ortasındaki Humus, güneydeki Ezra ve başkent Şam’ın banliyösünde meydana geldiği haber verildi. Suriye’nin resmi haber ajansı, şiddet olaylarının silahlı suç çetelerinin işi olduğunu bildirdi.
-
İspanya’da çıplaklara özel spor salonu
İspanya’nın Bask bölgesinde yer alan bir spor salonu nüdistlere özel egzersiz saatleriyle bir ilke imza attı. Fakat uygulamayı eleştirenler var.
İspanya’nın Bask bölgesinde bir spor salonu, ekonomik krizin azalttığı müşteri sayısını yukarı çekmek için ilginç bir uygulama başlattı.
Nüdistlere kapısını açan işletme, çıplak egzersiz yapma fırsatının yeni müşteriler çekmesini umuyor.
Arrigorriaga kentindeki spor salonunda anadan doğma ter atanlar, İspanya için bir ilk.
Easy Gym spor salonunun sahibi Merche Laseca, ”Ben şahsen nüdist değilim fakat karşı olduğum bir şey de değil. Bizim başlattığımız bu uygulama öncelikle salonun para kazanması için.” diyor.
Easy Gym’in sahibi, yeni müşteri çekmek için ne yapılabileceği üzerinde uzun uzun düşündüğünü söylüyor.
Aynı bölgede yer alan iki yüzme havuzunun nüdistler için düzenlediği aylık etkinliklerin gayet popüler olduğunu görünce, soyunmak isteyenlerin sadece kıyafetlerini değil paralarını da daha rahat çıkarttıklarına kani olmuş.
Spor salonunda çıplaklık İspanya için bir ilk olsa da, gene Bask bölgesinde yer alan Sopelana’da nüdistlerin kumsalda düzenlediği toplu koşu büyük ilgi çekiyor.
İspanya’da çıplaklara özel çok sayıda plaj bulunuyor. Bask bölgesinde böyle en az 12 plaj var.
Çıplak ve rahat
Bask bölgesindeki nüdistlerin oluşturduğu derneğin başkanı Maite Vicuna, spor salonunda başlatılan yeni uygulamadan son derece memnun.”Kıyafetsiz egzersiz yapmak çok doğal ve çok daha rahat.” diyor.
Ama bu görüşe herkesin katılmadığı muhakkak. Örneğin spor sütyenlerinin üretilmesinin bir nedeni olmalı.
Easy Gym’in sahibi Merche Laseca, ”Her zaman illa çırılçıplak olmak zorunda değiller.” diyor. ”Eğer daha rahat ediyorsa nüdist bir kadın sütyen takıp egzersiz yapabilir elbet. Ama tamamen çıplak yapılabilecek çok türlü egzersiz var.”
Easy Gym’in sahibi, çıplak müşterilere egzersiz makinelerinde otururken ”kaymamaları” için havlu sağladıklarını da ekliyor sözlerine.
Çıplaklığı eleştirenler ise, herşeyden önce temizlik açısından ideal olmadığını belirtiyorlar.
Bilbao’da bir spor salonunun yöneticisi olan Idoya Echevarria, ”Teri üzerinizdeki kıyafet emer.” diyor. ”Peki ya çıplaksan, o ter nereye gidiyor? Makinelerin üzerine, yere, ya da yanındaki insanın üzerine mi?”
‘Sıhhi değil’
Idoya Echevarria, çıplaklığın hiç sıhhi olmadığı kanısında.Easy Gym’de nüdistlere ayrılan ilk günün hasılatı beklendiği kadar büyük olmamış.
Merche Laseca, sadece dört kişinin geldiğini söylüyor. Ama ileriki günlerde kulaktan kulağa yayıldıkçta müşterilerin de artacağı umudunda.
Mayıs ayında bu spor salonu cumartesileri öğleden sonra ve pazarları bütün gün sadece nüdistlere ayrılacak.
Daha şimdiden bir yoga hocası, çıplak yoga dersleri de verebileceklerini söyleyerek Easy Gym ile irtibata geçmiş bulunuyor.
-
Çek Bakan’a özür diletti
Türkiye, NATO-AB toplantısına Kıbrıs Rum Kesimi’nin katılmasını veto edince Çek Dışişleri Bakanı Karel Schwarzenberg, “AB üyesi olmayan bir ülke bizim içişlerimize karışamaz” dedi.Güncelleme:17 Nisan 2011 04:20
Bunun üzerine Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, “Kıbrıs Rum yönetimi beni AB’de bloke edecek, ben de onu karşımda eşit şartlarla oturtacağım öyle mi? Bunu bir daha asla zihninizden bile geçirmeyin” diye çok sert bir cevap verdi.NATO’nun Berlin’de yapılan 2 günlük dışişleri bakanları toplantısında, Kıbrıs Rum Kesimi nedeniyle Türkiye ile Çek Cumhuriyeti arasında son yılların en sert tartışmalarından biri yaşandı. Çek Dışişleri Bakanı Karel Schwarzenberg, NATO-AB toplantısına Kıbrıs Rum Kesimi’nin katılmasını veto eden Türkiye’yi, “AB üyesi olmayan bir ülke bizim içişlerimize karışamaz” diye eleştirince, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu çok sert tepki gösterdi. Davutoğlu’nun, “Bizde şantaj kültürü olmadığı için Çek Cumhuriyeti olarak bu koltukta oturuyorsunuz. Kıbrıs Rum yönetimi beni AB’de bloke edecek, ben de onu burada karşımda eşit şartlarla oturtacağım öyle mi? Bunu bir daha asla zihninizden bile geçirmeyin” sözleri üzerine salon bir anda buz kesti. Çek Bakan, kendisinin yanlış anlaşıldığını söyleyip özür dileyince ortam biraz olsun yumuşadı. Sert Kıbrıs diyalogları şöyle:
Anders Fogh Rasmussen (NATO Genel Sekreteri): NATO-AB toplantılarının yapılamıyor olması işbirliğini olumsuz etkiliyor. Türkiye’nin AB Savunma Ajansı’na üyeliği gibi taleplerini karşılayalım, Türkiye de Kıbrıs’ı (Rum Kesimi) ortak toplantıya kabul etsin.
Catherine Ashton (AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi): Ben de aynı görüşteyim./_np/8961/13198961.jpgDavutoğlu: Bu söyledikleriniz AB’nin Türkiye’ye taahhüdüdür. Bunlar zaten yapılmalı. Bunun karşılığında Kıbrıs Rum Kesimi’ni meşru kılacak bir adım atmamızı beklemeyin. Biz formel olarak Kıbrıs Rum yönetimi ile hiçbir yerde bulunmayız. Eğer onlar Ada’nın tümünü temsil ediyorlarsa Türkleri de masaya oturturuz. Eğer Kıbrıs Cumhuriyeti ayrı bir devlet ise o zaman KKTC’nin ne olduğunu tanımlarız. Kıbrıs sorunu çözülmeden bunun olması mümkün değil. Kıbrıs Rum Kesimi’nin Kıbrıs sorunu çözülmeden AB’ye girmesi bir hataydı. Bunun doğurduğu bir sonuçla uğraşıyoruz şimdi.
Schwarzenberg: Biz Türkiye’yi AB nezdinde destekliyoruz. Ama AB üyesi olmayan bir ülkenin bize ‘Hata yaptınız demesi’ doğru değil. Bizim iç işlerimize karışamazsınız. Bize kimse ders veremez.
Davutoğlu: Bakın biz burada bir aileyiz. Biz bu ailenin en eski üyelerindeniz. Siz burada yokken biz vardık. Tarihe girmek istemiyorum ama, size bu hata dediğim şeyin nasıl olduğunu anlatayım. Aile içinde hatalar da konuşulur. Siz aday olduğunuzda, bir ülke (Yunanistan’ı kastediyor) ‘Güney Kıbrıs Rum yönetimi aday olmadan Doğu Avrupa ülkeleri de aday olamaz’ diye blokaj koydu. AB sizi üye yapabilmek için bu hatayı yaptı. Bu açıkça bir şantajdı. Aynı günlerde bize geldiler, ‘Bu ülkeleri NATO’da bloke edin ki sizi de AB’ye üye yapsınlar’ dediler. Ama Türkiye Doğu Avrupa ülkeleriyle tarihi bağları ve saygısı nedeniyle böyle bir şantajı yapmadı. Bu bizim devlet anlayışımızdır. O nedenle bu sözleri, seneler sonra Çek Dışişleri Bakanı’ndan duymak bana ıstırap verdi. Biz size şantaj yapmadığımız için hata yaptık. Bu masaya Kıbrıs Rum yönetimi oturmayacak, bunu aklınıza sokun. Niye, Hırvatistan ile Slovenya arasındaki ihtilafı çözmeye çalıştınız? Çünkü sınır ihtilafı olan bir ülke AB’ye üye olamaz. Peki niye AB üyesi yaptınız Kıbrıs’ı? Çünkü ortada bir şantaj vardı. Bizde öyle bir kültür olmadığı için bu koltukta oturuyorsunuz. NATO-AB ilişkisine önem veriyorsanız, gelin hep beraber Kıbrıs sorununu çözelim. Kıbrıs Rum yönetimi beni AB’de bloke edecek, ben de onu burada karşımda eşit şartlarla oturtacağım öyle mi? Bunu asla zihninizden bile geçirmeyin.
Schwarzenberg: Çok özür dilerim. Beni yanlış anladınız. Bizim AB’de Türkiye’ye desteğimiz tamdır.Davutoğlu: Ben hiçbir şeyi yanlış anlamadım.
William Hauge (İngiltere Dışişleri Bakanı): Sayın Davutoğlu’nun anlattıkları ne yazık ki doğru.
Ashton: Sizi ilk kez bu kadar sinirli gördüm.
Davutoğlu: Bir daha o zaman bu konuyu açmayın. Her defasında size anlatıyorum. Ya Kıbrıs sorununun çözümü için gereğini yapın, ya da bir daha bu konuyu gündeme getirmeyin.
Rasmussen: İnformel yapabilir miyiz acaba?
Davutoğlu: Size söyledim, resmi olarak benim karşımda Kıbrıs Rum Kesimi oturamaz.
-
Almanya’dan vize kararı
Almanya’ya vizesiz gelmek isteyen Murat Gül ve Arife Kahraman adlı Türklerin Berlin İdare Mahkemesi’nde Almanya Dışişleri Bakanlığı aleyhine açtığı davalar reddedildi.
Almanya’ya vizesiz gelmek isteyen Murat Gül ve Arife Kahraman adlı Türklerin Berlin İdare Mahkemesi’nde avukatları Mülayim Hüseyin aracılığıyla Almanya Dışişleri Bakanlığı aleyhine açtığı davalar reddedildi.Avukat Hüseyin yaptığı yazılı açıklamada, mahkemenin kararında Gül ve Kahraman’ın “çok ağır dezavantajlı durumda kalmadığını” belirttiğini ifade etti.
Hüseyin, “Gül davasında hizmet özgürlüğünün pasif ve aktif hizmet özgürlüğünden ayrılamayacağını detaylı hukuksal yorumlarla aktardığımız için, mahkeme bu konulara hiç değinmedi. Gül davasında mahkeme kolaya kaçarak, tedbir davasıyla önlem alınacak ağır derecede bir zararın bulunmadığı yorumunda bulundu” dedi.
Hüseyin, Avrupa Adalet Divanı’nın “Soysal kararını”, Türkiye-Avrupa Ekonomik Birliği Ortaklık Anlaşmasının 14. maddesini ve benzer bir olayda diğer bir Türk vatandaşını haklı bulan Münih Bavyera İdare Mahkemesinin 9 Şubat 2011 tarihli kararını gerekçe göstererek, müvekkili Gül’ün vizesiz dolaşım hakkı olduğunun kabulünü talep etmişti.
-
Çakma ABD ordusu yarattı!

Mynet Sohbet
Çinli dolandırıcı ABD’de vatandaş olmak isteyen Çinlileri kandırarak sahte ‘Amerikan Ordusu’ kurdu.Çin uyruklu Yupeng Deng, önce bir depoyu askeri kayıt ofisi yaptı. Ardından ABD vatandaşı olmak isteyen 100′den fazla Çinli’yi birliğe kaydetti.
LOS ANGELES’TA TALİM
Kendisini komutan olarak tanıtan Deng, askeri üniforma, oyuncak silah ve sahte kimlik dağıtıp, LA’nın arka sokaklarında talime yaptırdı. Çakma ordu San Diego’daki askeri bir müzeyi de ziyaret etti.
TERFİ İÇİN SÜREKLİ PARA AKITTILAR!
Adam başı 300 – 400 dolar alan Deng (51), pasaport işlemlerini hızlandırmak ve terfi ettirmek için de para aldı.
3 YIL SÜRDÜ
Çakma birliğin ismini ABD Ordusu / Özel Askeri Yedek Gücü (USMSFR) koyan sahtekar sonunda yakalandı. 3 yıl önce polisin sahte belgelerle dolaşan Çinlilerden şüphelenerek soruşturma başlattığı ortaya çıktı.
ÇOCUK PORNOSU DA VAR
Hırsızlık ve sahtekarlığın yanı sıra çocuk pornosundan da yargılanacak olan Dengi 8 yıl hapis cezası öngörülüyor.
-
İsrail’in Türkiye Uyarısı
İsrail, Türkiye’yi Terör Örgütlerinin İsraillileri kaçırmasına karşı uyardığı ülkeler arasında gösterdi
Terörle Mücadele Bürosu; Türkiye, Mısır, Libya ve Yunanistan’ı hassas bölge olarak gösterdiği seyahat uyarısında, Akdeniz bölgesinde ve Doğu Asya’daki Yahudileri, 18 Nisan’da başlayacak ve bir hafta sürecek Yahudi Bayramı Passover tatilinde “Terör örgütlerinin İsraillileri kaçırmaları”na karşı uyarıda bulundu İsrail, Türkiye’yi Terör Örgütlerinin İsraillileri kaçırmasına karşı uyardığı ülkeler arasında gösterdi.
Terörle Mücadele Bürosu; Türkiye, Mısır, Libya ve Yunanistan’ı hassas bölge olarak gösterdiği seyahat uyarısında, Akdeniz bölgesinde ve Doğu Asya’daki Yahudileri, 18 Nisan’da başlayacak ve bir hafta sürecek Yahudi Bayramı Passover tatilinde, “Terör örgütlerinin İsraillileri kaçırmaları”na karşı uyardı.
İsrail Yedioth gazetesi internet sitesinde, Terörle Mücadele Bürosu’nun İsraillilerin Akdeniz Bölgesi’ne ve Doğu Asya’ya gitmemeleri konusunda yayınladığı seyahat uyarısında, ülke isimlerinin listesini vermediğini ifade ederek, bir yetkilinin seyahat uyarısında Türkiye, Mısır, Libya ve Yunanistan’ın, özellikle Girit’in vurgulandığına dikkat çektiği bildirildi.
Terörle Mücadele Bürosu, Gazze şeridinde gerginliğin yükselmesiyle Yahudileri, Yahudi Bayramı Passover tatili boyunca, Terör Örgütlerinin İsraillilere ve Yahudilere saldırmalarına karşı uyarıda bulunurken İsraillilerin popüler ve kalabalık tatil bölgelerinden kaçınmaları gerektiğini ifade etti.
Haberde, Terörle Mücadele Bürosu’nun geçen hafta yayınladığı İsrail ve yurtdışı yıllık seyahat uyarısında özellikle Sina Yarımadası’nın vurgulandığı belirtilerek raporda Türkiye, Ürdün, Mısır, Fas, Birleşik Arap Emirlikleri, Gürcistan, Ermenistan, Kenya ve Nijerya’nın adının geçtiği bildirildi.

