Yasaklanan Kelimelerle Yapılan Şarkı: Özgürlüğe Darbe


Pit10 isimli rapçi Server Uraz yakın zamanda BTK tarafından yasaklanan 138 kelimeden 40 tanesini kullanarak yeni bir parça yaptı. Yasaklara tepki amacıyla oluşturulan şarkı şimdiden Twitter’da trending topic olmayı başardı!

Pit10 daha önce de ‘Ses Çıkarma’ şarkısıyla gündeme gelmiş ve Başbakan ile davalık olmuştu. Bu defa daha çok ses getiren ekibin yaptığı parça ilk defa Türkçe rap müziğinin trending topic olması ünvanını taşıyor. Twitter’da #Pit10 etiketi ile yazılanlara ulaşabilirsiniz.

22 Ağustos’ta internette yasaklanacak kelimelerden oluşturulduğu söylenen ‘Özgürlüğe Darbe’ isimli videoyu buradan seyredebilirsiniz:

Internet Kurulu, Filtre ve STK Üçlüsü

Türkiye’de İnternet Kurulu diye bir yapılanma var. Şimdiye kadar kayda değer hiçbir çalışması bulunmayan bu kurul, 22 Ağustos’ta devreye girecek internet filtresinin kamuoyunda yoğun tartışılması sebebiyle durumdan vazife çıkararak, sivil toplum örgütleriyle birlikte meseleyi bıçak altına yatırmayı planlıyor. (Bkz. BTK Internete Filtreyi Tartışmaya Açıyor) Konunun sivil toplum örgütleri ile birlikte tartışılacak olmasının haberi bile kamuoyunu heyecanlandırmaya yetiyor. Fakat, faydalı gibi gözüken bu planda ne yazık ki bazı taşlar yerine oturmuyor.

Bu toplantıya davet edilen sivil toplum örgütlerine bir göz atmakta fayda var. TBD Türkiye Bilişim Derneği, TBV Türkiye Bilişim Vakfı, TÜBİDER Bilişim Sektörü Derneği, TELKODER Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği, TÜTED Tüm Telekomünikasyon İşadamları Derneği, BİYESAM Bilişim ve Yazılım Eser Sahipleri Derneği, TUBİSAD Bilişim Sanayicileri Derneği, MOBISAD – Mobil İletişim Sistemleri ve Araçları İşadamları Derneği, BMD Bilişim Muhabirleri Derneği, YASAD Yazılım Sanayicileri Derneği ve Alternatif Bilişim Derneği. En sondaki Alternatif Bilişim Derneği’ni hariç tutarsak, geriye kalan tüm derneklerin bazı ortak özellikleri var.

•İlk ortak özellikleri, bu derneklerden hiç birisinin BTK filtresi konusunda bugüne kadar olumlu / olumsuz herhangi bir açıklama yapmamış olmaları.
•İkinci ortak özellikleri, 2007 yılında yayınlanan “İnternet Suçun Sebebi Değil Aracıdır” başlıklı sansüre karşı bildiride ortak imzalarının bulunması. (Bkz. Internet Suçlu Değildir)
•Üçüncü ortak özellikleri ise, imza attıkları “İnternet Suçun Sebebi Değil Aracıdır” başlıklı bildiri metninin hiçbirisinin sitesinde artık bulunmaması.
•Hepsinin olmasa da bazılarının dördüncü ortak özellikleri, aynı zamanda İnternet Kurulu’nda koltuk sahibi olmaları.
Bu derneklere ve amaçları doğrultusunda yaptığı işlere bir sözümüz yok, ancak sorun filtre meselesinin bu derneklerle tartışılacak olmasında.. Soruna uzak kalmayı tercih eden bu derneklerden filtreye nasıl bir öneri çıkacak, açıkçası merak ediyoruz. Kaldı ki, bu toplantıya davet edilen büyük bir çoğunluk ise bürokratlardan oluşuyor, yani devlet refleksini üzerinde taşıyan, yani birey yerine devleti öncelikli gören kişilerden.

Gelelim İnternet Kurulu’na:
Kurulun web sitesi doksanlı yılların sonlarındaki şirket web sitelerine benziyor. Eskiden, “hakkında, vizyon, misyon, ürünler” gibi sadece birkaç statik sayfadan oluşan şirket siteleri gibi. Adında internet olan ve interneti düzenlemek gibi bir misyonu olan kurulun işlevi ve etkisinin tartışılması gerekiyor. Zira bu kurul, arada bir bir şeyler yapması gerektiğini hatırlayıp ortaya çıkıyor, ama sonuçta bu kurulun bugüne kadar ne yaptığı konusunda kimse bir şey söyleyemiyor, çünkü kimse bilmiyor. İlk önce, İnternet Kurulu ile ilgili olarak Mayıs 2008 ve Eylül 2008’de yazılmış iki ayrı yazıyı anmamız gerekiyor.

İnternet Kurulu, 5651 sayılı yasayla kuruldu. Sözü geçen yasanın 10 maddesi 5. Fıkrasında aynen şöyle yazıyor: “Başkanlık; Bakanlık tarafından 3348 sayılı Ulaştırma Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi uyarınca, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, çocuk, kadın ve aileden sorumlu Devlet Bakanlığı ile Kurum ve ihtiyaç duyulan diğer bakanlık, kamu kurum ve kuruluşları ile internet servis sağlayıcıları ve ilgili sivil toplum kuruluşları arasından seçilecek bir temsilcinin katılımı suretiyle teşkil edilecek İnternet Kurulu ile gerekli işbirliği ve koordinasyonu sağlar; bu Kurulca izleme, filtreleme ve engelleme yapılacak içeriği haiz yayınların tespiti ve benzeri konularda yapılacak öneriler ile ilgili gerekli her türlü tedbir veya kararları alır.”

Kanunda açıkça yazan bu hususlar üzerine kısa kısa değerlendirmeler yapalım ve bu kurulun ne işe yaradığını sorgulayalım.

1.İnternet Kurulu’nun kaç kişiden oluşacağı, üyelerinin kimlerden seçileceği, toplantı ve seçim usulü ile karar alma sistemi hakkında sadece bir tek belge var. Bu da kurulun web sitesinde yer alıyor. Ancak bu belgenin hukuk sisteminde hiçbir geçerliliği yok. 3348 sayılı kanunda, Ulaştırma Bakanlığı’nın bu tür kurulları GEÇİCİ olarak kurabileceği belirtilmiş. Geçici nitelikteki İnternet Kurulu’nun çalışma ilkeleri her zaman keyfi olarak değiştirilebilir, usul ve yöntemler yine keyfiyete tâbi olabilir.
2.Kanuna göre, izleme filtre ve engelleme işleri Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na (TİB) ait. Ancak TİB, İnternet Kurulu’yla işbirliği yapmak ve bu konuda önerileri almak zorunda. Ancak, İnternet Kurulu’na bugüne kadar izleme ve filtreleme ile ilgili hiçbir şey sorulmamış gözüküyor. Anlaşılan, TİB bu kurulu tanımıyor ve dikkate almıyor.
3.İnternet Kurulu, sivil toplum örgütlerinin temsilcisini bulundurmak zorunda. Ancak, bu sivil toplum örgütlerini kim neye göre belirlemiş, bunu bilmek çok mümkün değil. Ayrıca, kurulda sektörel dergi çıkaran IBC (International Business Consulting) Danışmanlık Ltd. Şirketi diye bir üye var. Şirketler, tüzel kişidirler ama sivil toplum örgütü değildirler. Bir standart olmadığından dolayı şirketlere bile kurulda koltuk verilebiliyor.
4.İnternet Kurulu’nun web sitesinde toplantı tutanakları yayınlanmadığı gibi, kamuoyu görüşleri diye bulunan bir sayfa hiç açılmıyor. Bunun anlamı, kurulun şeffaflık kaygısı taşımaması. Zaten gerçekten işe yarar bir çalışma yapmış olsalardı, bu çalışmalar büyük başlıklarla ve gururla yayınlanırdı. (Bkz: Youtube’un açılması)
5.İnternet Kurulu kendisine bazı misyonlar edinmiş: Bunlar, internet kullanıcılarının görüş ve önerilerini de dikkate alarak teknolojik gelişmelerin izlenmesi; verimliliğin sağlanması ve internet kullanımının faydaları konusunda toplumda farkındalığın oluşturulması; üniversite, kamu, özel ve sivil toplum ile koordinasyon yapılması; güvenli internet konusunda uygun politikaların belirlenmesi, bu konuda TİB ile koordineli bir çalışma içerisinde bulunulması; internet içerik ve yer sağlayıcılığının yaygınlaştırılması ve ulusal arama motoru (?!!) konusunda gerekli çalışmaların yapılması; ar-ge teşviki yapılması; internet ile ilgili mevzuatın, uluslararası kuruluşlarca kabul gören uygulamaları ve Avrupa Birliği’nin bu alandaki mevzuatı ile uyumlu olmasına özen gösterilmesi için önerilerde bulunulması; risk analizlerinin ve uygulama planlarının oluşturulması şeklinde. İnternet Kurulu’nun bu konularda raporlar ve çalışmalar hazırladığını görmek mümkün olmadı. Misyon iyi gibi görünebilir ama ortada somut bir şey olmaması endişe verici.
Görüldüğü üzere, geçici nitelikteki İnternet Kurulu işlevsiz bir yapıya sahip. Ya gerçekten bağımsız ve tüm taraflarca temsil edilen bir yapılanmaya gidilmeli, ya da bu kurul toptan lağvedilmelidir. Zaten geçici olduğunu tekrar belirtelim.

Sonuç olarak, internetin kolay kolay yönetilebilir bir alan olmadığını hatırlatmakta fayda görüyoruz. Ancak, yönetilebilir olmaması internet üzerine sonuç odaklı politikalar geliştirilmesine engel değil. Bu politikalar ancak ve ancak tüm tarafların ortak katılımıyla ve ortak ilkeleriyle oluşturulabilir. Eğer BTK’nın 22 Ağustos’ta devreye sokacağı filtreyle ilgili görüşler toplanacaksa gerçek internet kullanıcıları ile filtreye karşı olanlar da sürece katılmalıdır. Yoksa, körlerle sağırlar birbirini ağırlar.

Chat Odaları – Artık sanal sevgililer internette öpüşebilirsiniz

Dokunsal iletişim’ size çok heyecanlı bir konu gibi gelmeyebilir fakat, tam da bu konuda bir araştırma sonucunda kullanıcılara, uzak mesafeden öpüşme hissi ileten bir aygıt üretildi.

Electro-Communications Üniversitesi’ndeki Kajimoto Laboratuvarı, bir ağızlık ve dilinizin hareketlerini tanıyan ve bunu bağlı olan diğer bir cihaza aktaran bir yazılım geliştirdi.

Öpüşmek için dil hareketlerinden fazlası gerekli ve Kajimoto’dakilerin tüm bunları yeniden oluşturmak için bir planı bulunuyor. Aygıtın prototipini tanıttıkları videoda ‘Öpüşmenin unsurları arasında tat alma, nefes alış şekli ve dilin nemi de yer alır. Tüm bunların hepsini yeniden oluşturabilirsek bunun gerçekten çok güçlü bir aygıt olacağını sanıyoruz.’ diye belirtiyorlar.

Böyle bir aygıtın kullanılabilirliği konusunda da Kajimoto’dakilerin birkaç fikri var: “Eğer popüler bir kimliğiniz varsa, bu aygıtı kullanıp kaydettiğiniz öpücüğünüzü hayranlarınıza sunmak popülaritenizi artırabilir” diye de ekliyorlar.

Usame Bin Lad`in Ölüm Haberi Twitter`da Rekor Kırdı – Mynet Sohbet


Ladin’in ölüm haberi Twitter tarihinde en fazla paylaşılan konulardan biri oldu. Usama Bin Ladin’in öldürülmesi Twitter’da saatte 12.4 milyon kez Twittlenerek rekor kırdı.

Twitter tarafından yayınlanan istatistiklerde Başkan Obama’nın Bin Ladin’in öldürülmesi ile ilgili resmi açıklamayı yapmaya başladığı andan bitişine kadar saniye başına 4 bin adet Twitt gönderildi. Obama konuşmaya başlamadan önce 1 Mayıs 11.00pm (EST) kullanıcılar saniyede 5106 mesaj göndererdi. Konuşmanın bittiği 11.45′te gönderilen twitt sayısı 5008′e ulaştı.

10.45pm – 2.20am arası saniyede ortalam 3 bin mesaj yazan Twitter kullanıcıları, 2 saat 35 dakikada 27.9 milyon kez Twitter’a mesaj yazdı. 10.45pm – 12.30am arası Twitter kullancıları ortalama saniyede 3440 adet mesaj gönderirken, saatte ulaşılan mesaj sayısı 12.3 milyon oldu.

Dünya Kupası’nda Danimarka’yı yenen Japonya’nın maç sonucu saniyede 3283 kez Twittlenmişti. Amerikan futbol ligi final maçı Super Bowl’da saniyede 4 bin 64 mesaj gönderilmişti. Twitter’daki rekor halen Japonya’daki Yeni Yıl kutlamaları sırasında saniyede gönderilen 6939 mesajla gerçekleşti.

İnternet Özgürlüğünde Türkiye 17. sırada

1972 yılından beri her yıl, politik ve insan hakları ile ilgili Freedom in the World (Dünya’da Özgürlük) raporunu hazırlayan Freedom House, internet özgürlüğü ile ilgili olarak hazırladığı Freedom on the Net 2011 (Nette Özgürlük) raporunu açıkladı.

1 Ocak 2009 – 31 Aralık 2010 tarihlerini 37 ülkeyi kapsayan ve ikinci kez yapılan bu araştırma çarpıcı sonuçları da ortaya koydu.

Ülkemiz, 100 üzerinden aldığı 45 puanla internet özgürlükleri konusunda Kenya, Nijerya, Malezya ve Ürdün’ün ardından 17. Sırada yer aldı. Önceki raporda da yer alan Türkiye, geride kalan bu süre içerisinde 42 puandan 45 puana gerilerken, “Kısmen özgür” kategorisindeki yerini korudu. (Puanlamada internet özgürlüğünün olduğu ülkeler daha az puan, olmayan ülkeler daha çok puan alıyorlar)

Türkiye ile ilgili olarak rapor içerisinde şu ifadeler yer aldı:

İnternet ve mobil telefon kullanımı, Türkiye’de hızlı bir şekilde artarak 2009 yılında nüfusun 3′te 1′inin kullanıma ulaştı. 2001 yılından beri hükümetler, politik içeriklere ulaşım konusunda yasal adımlar atıyor. Çeşitli tahminlere göre 2008′den itibaren -Haziran 2010′da artarak- yaklaşık 5,000 siteye erişim engellemiş durumda. Buna ek olarak, YouTube, Last.fm, Metacafe gibi siteler Google servisleri gibi bazı uygulamalara da sınırlamalar getirildi. YouTube’a sınırlama, bazı videoların bu bölgede yayınlanmaması veya kaldırımasının ardından ancak Kasım 2010′da kaldırıldı. Bunca sınırlamalara rağmen Türk interneti ise etkili. Bloggerlar, toplum bilincini arttırmak adına hükümetin hassas uygulamalarını dahi eleştirebiliyorlar ve en az bir meclis soruşturmasının açılmasını sağlamayı başardılar.

Araştırmanın Türkiye detaylarında ise “5651. sayılı İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun”’un varlığının altı çizilirken, yaptırımın ise net olmadığı ifade ediliyor.

Atılım, Özgür Gündem, Keditör, Günlük Gazetesi ve Fırat Haber Ajansı gibi sol görüşlü sitelere erişimin yasak olduğu ifade edilirken, 225,000 kayıtlı kullanıcısı olan Gabile.com ve Hadigayri.com gibi eçcinsellere hitap eden bu sitelerinin 1 hafta kadar kapatılması raporda yerini aldı.

ESTONYA ZİRVEDE

Özgür ülkeler sıralamasında Estonya, 10 puanla zirvede yer alırken, onu 13 puanla Amerika Birleşik Devletleri, 16 puanla Almanya, 18 puanla Avustralya ve 25 puanla İngiltere takip takip etti.

Bu kategorideki diğer ülkeler İtalya, Güney Afrika ve Brezilya oldu. İran 89 puanla internet özgürlüğü olmayan ülkeler arasında zirvede yer aldı.

Tayland, Rusya, Venezuela, Zimbabve ve Ürdün riskli ülekeler kategorisinde yer aldı.

Tayland’ta 2006 seçimlerinde monarşiye karşı internetin büyük rol oynaması, 2003′ten beri devam eden internete sansür uygulamasını arttırdı.

Aralık 2011′de parlementer seçimlerin, 2012′de de başkanlık seçimin olacağı Rusya’da, blogger’ların tutuklanmasına kadar varan olayların yaşanması bu ülkeyi riskli ülkeler arasına sokuyor.

Aşk,Youtube, Flaşh, Şiir, Hikaye, fikra, sevgi, cinsellik, mynet Sohbet, Radyo, Chat, Fm, Muhabbet, Video, Muzik, Mp3, Chat Odaları, Sohbet Odaları, Komedi, Güzel sözler

|
site ekle
Mynet Sohbet | Chat Odaları | Chat | Sohbet Siteleri | Dizi izle | Mynet Sohbet |